Hatay’da termometrelerin ibresi 35 dereceyi gösterince, İskenderun sahilinde manzara bir anda değişti. Ankara’nın resmi koridorlarında “mevsim normalleri” konuşuladursun, halk çoktan şortunu tişörtünü çekip sahil bandına akın etti. İskenderun, kendine has o ağır ve nemli sıcağıyla bu yıl kapıyı biraz erken çaldı. Normalde Mayıs ortasında beklenen bu sıcaklık dalgası, şehri bir anda yaz moduna soktu. Bürokrasinin soğuk verileri bir kenara dursun, sokaktaki gerçeklik terleten cinsten.
İskenderun’da Termometreler Şaşırttı
Sahil ilçesi olan İskenderun’da nemle birleşen 35 derecelik sıcaklık, özellikle açık havada vakit geçirenleri zorlamaya başladı. Şehrin dokusuna alışık olanlar gölge alanlara sığınırken, dışarıdan gelenler için durum biraz daha “serinleme” odaklı gelişti. Sahil boyunca yürüyüş yapanlar, banklarda dinlenen emekliler ve oltasını denize sallayan balıkçılar, kışın yorgunluğunu üzerlerinden atarken bir yandan da bastıran sıcağa çözüm arıyor. Bölge insanı için bu sıcaklıklar bir yaşam biçimi olsa da, henüz Mayıs ayında bu seviyelerin görülmesi yazın oldukça çetin geçeceğinin habercisi gibi.
Okuldan Kaçışın Adresi: Akdeniz’in Serin Suları
Bu sıcak dalgasından en çok etkilenenler ise kuşkusuz öğrenciler oldu. İskenderun’da eğitim gören ve aslen Karadenizli olan Berkan Önder ile Görkem Çalışkan, kampüsün ve binaların boğucu sıcaklığından kaçıp çareyi denize girmekte buldu. “Karadenizliyiz, bu kadar sıcağa alışkın değiliz” diyen gençler, üniversite hayatının o meşhur “ders asma” geleneğini bu kez hava muhalefeti nedeniyle hayata geçirdi. Geçen yıllara oranla deniz sezonunu bu sene biraz daha farklı bir takvimle açtıklarını söyleseler de, suyun ferahlığından ve güneşin tadından oldukça memnun görünüyorlardı. Öğrencilerin bu samimi kaçamağı, aslında şehirdeki pek çok gencin ortak ruh halini yansıtıyor.
Vatandaşın Gündemi Erken Gelen Yaz
Sadece gençler değil, İskenderun’un yerli halkı da durumdan hem şikayetçi hem de memnun. Bazı vatandaşlar oltalarını alıp denizin sakinliğine sığınırken, bazıları ise artan nem oranının ilerleyen günlerde yaşam kalitesini düşüreceğinden endişeli. Ancak genel kanı şu: Yaz, bu yıl İskenderun’a oldukça iddialı bir giriş yaptı. Uzmanların güneş çarpmasına karşı yaptığı klasik uyarılar bir yana, İskenderun sahili önümüzdeki günlerde çok daha kalabalık olacağının sinyallerini veriyor. Sahildeki çay bahçeleri ve dondurmacılar şimdiden dolup taşmaya başlarken, bölgedeki hareketliliğin yerel ekonomiye de can suyu olması bekleniyor. Ankara’da bizler kağıt üzerinde sıcaklıkları takip ederken, İskenderun’da hayat çoktan suyun içine taşınmış durumda.






