MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

İnegöl’de Şantiye Savaşı: Ambulansı Bile Hedef Aldılar

İnegöl’de İnşaat Sahası Meydan Muharebesine Döndü

Ekonominin lokomotifi dediğimiz inşaat sektörü, artık sadece beton ve demirle değil, yükselen tansiyon ve bitmek bilmeyen kavgalarla anılıyor. Bugün İnegöl Akhisar Mahallesi’ndeki bir inşaat sahası, işçilerin alın terinden çok öfkesinin döküldüğü bir savaş alanına dönüştü. Yaklaşık 20 işçinin birbirine girdiği o anlar, sadece bir asayiş vakası değil, aslında toplumsal sinir uçlarımızın ne kadar yıprandığının da acı bir faturasıdır.

Hüsnü Güven Bulvarı üzerinde yükselen inşaatta başlayan tartışmanın fitili henüz bilinmiyor ama sonuçları ağır oldu. İşçiler ellerine ne geçtiyse; sopa, yumruk, inşaat malzemesi demeden birbirine saldırdı. Olay yerine sevk edilen onlarca polis ekibi bile kalabalığı dağıtmakta zorlandı. Yaralılar yerlerde sürünürken, asıl ürkütücü olan ise kavganın sadece inşaat sahasıyla sınırlı kalmamasıydı. İnsanların gözünün döndüğü noktada, ne kural kaldı ne de insanlık.

Ambulans Şoförünün Can Havliyle Kaçışı

Olayın en dramatik ve üzerinde durulması gereken anı ise 52 yaşındaki İkram D. isimli işçinin yaralı halde ambulansa bindirildiği sırada yaşandı. Gözü dönmüş kalabalık, sedyedeki yaralıya bile saldırmaya yeltendi. Sağlık emekçilerinin canını dişine taktığı o anlarda, ambulans şoförü kapıları kilitleyip gaza basmasaydı bugün çok daha kara bir tabloyu konuşuyor olacaktık. Bir yaralıyı taşıyan ambulansın bile can güvenliğinin kalmadığı bir ortamda, toplumsal barışın ne kadar kırılgan olduğu bir kez daha yüzümüze tokat gibi çarpıldı.

Kavgada yaralanan diğer gençler; Miraç M., İshak M., Mahsun D. ve henüz 17 yaşındaki Servet D. ise çevredeki vatandaşların yardımıyla İnegöl Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldı. Durumları ‘iyi’ denilerek geçiştiriliyor belki ama bu gençlerin zihninde kalan o şiddet travmasının ve sektördeki kaosun ekonomik maliyetini kimse hesaplamıyor. Beş kişinin gözaltına alınmasıyla sular şimdilik durulmuş gibi görünebilir ama bu yangının altındaki közler hala sönmüş değil. Polisin başlattığı soruşturma, olayın sadece faillerini değil, bu cinnet halinin köklerini de araştırmalı.

Bu Öfkenin Arkasındaki Gizli Faturalar

Bir ekonomi şefi olarak söyleyeyim; bu tür kavgalar sadece ‘iki grup kapıştı’ diye okunamaz. İnşaat sektöründeki yoğun çalışma saatleri, hayat pahalılığı karşısında ezilen reel ücretler ve dar alanlardaki barınma sorunları, insanların tahammül sınırını sıfıra indirdi. Şantiyelerde artan gerilim, aslında geçim derdinin ve gelecek kaygısının bir patlama noktasıdır. İşçinin huzursuz olduğu, yarınından endişe ettiği bir yerde ne yapı denetimi sağlıklı olur ne de o binalardan hayır gelir.

Emniyet güçleri şimdi o kavgaya karışanların ifadelerini alıyor ama asıl mesele o inşaatlarda, o zor şartlarda çalışan yüz binlerce insanın psikolojik durumudur. Bir şantiyede iş güvenliği sadece baret takmakla değil, insanların birbirine saldırmayacağı bir çalışma barışını tesis etmekle başlar. İnegöl’de yaşanan bu olay, sektörün acilen bir ‘ruhsal denetime’ ihtiyacı olduğunu kanıtlıyor. İş barışı bozulursa, o binaların gerçek maliyeti sadece para değil, kaybedilen canlar ve toplumsal huzur olur. Yaralıların sağlık durumu iyi olabilir ama toplumun bu öfke sarmalındaki durumu pek iç açıcı görünmüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir