MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9704 ▲ %0,01
EURO 53,6419 ▲ %0,53
ALTIN 6.673,71 ▲ %1,82

İmamoğlu Soruşturmasında Flaş Karar: Tahliyeler Başladı

Adliyeye Sevk Edilen Şüpheliler Hakkında Karar Çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” operasyonunda yeni bir aşamaya geçildi. Soruşturma kapsamında emniyetteki sorgu işlemleri tamamlanan 29 şüpheliden 7’si, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık sorguları tamamlanan şüpheliler hakkında mahkemenin verdiği kararlar, davanın gidişatı açısından büyük önem taşıyor.

Dosya kapsamında savcılıkta ifadesini veren Adnan Cullanmak serbest bırakılırken, diğer şüpheliler için adli kontrol tedbirleri uygulandı. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen isimlerden Murat Cırık için “konutu terk etmeme” (ev hapsi) kararı verildi. Oktay Özel, Cezayir Aday, Ahmet Kocadağ, Ünal Aksoy ve Hakan Cullanmak ise yurt dışı çıkış yasağı ve düzenli imza atma şartıyla serbest kaldı. Geriye kalan 22 şüphelinin ise emniyetteki işlemleri tüm hızıyla devam ediyor.

Kurgusal İhale Çarkı Nasıl İşliyordu?

Soruşturmanın en dikkat çekici noktası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden biri olan Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden kurulduğu iddia edilen sistem. Başsavcılığın açıklamasına göre, örgüt üyeleri ihalelere fesat karıştırmak amacıyla kurgusal bir düzenek oluşturdu. Gerçek bir rekabet ortamı yaratılmadan, önceden belirlenmiş isimlere veya şirketlere aktarılan bu ihaleler, kamu bütçesinde ciddi gedikler açılmasına neden oluyor. Şehir estetiği ve yeşil alan çalışmaları için ayrılan milyonlarca liralık fonun, usulsüz yöntemlerle belirli bir odağın kontrolüne geçtiği iddiası, dosyanın vahametini artırıyor.

Bu sistematik ihale kurgusu, sadece bir belediye iştirakinin iç meselesi değil, doğrudan vatandaşın cebinden çıkan vergilerin nereye gittiğiyle ilgili devasa bir soru işareti oluşturuyor. İştirak şirketlerinin şeffaf olmayan yöntemlerle yönetilmesi, suç örgütlerinin sızabileceği zayıf noktalar yaratıyor. Yargı makamları, bu mekanizmanın nasıl işlediğini ve arka plandaki bağlantıları çözmek adına operasyonları derinleştiriyor. Halen yurt dışında bulunan bir şüphelinin yakalanması için de çalışmaların sürmesi, davanın sınır ötesi bağlantılarını da gündeme getiriyor.

Vatandaşın Cebinden Çıkan Milyonlar Mercek Altında

Belediye iştirakleri üzerinden dönen bu iddialar, doğrudan İstanbul halkının yaşam kalitesini ve ekonomik haklarını etkiliyor. Kamu kaynaklarının şahsi veya örgütsel çıkarlar doğrultusunda kullanıldığı iddiaları, toplumda adalet beklentisini yükseltmiş durumda. Usulsüzlük iddialarının kanıtlanması halinde, kamu zararının nasıl tanzim edileceği ve bu organizasyonun içinde yer alan tüm aktörlerin hangi hukuki bedelleri ödeyeceği yakından takip ediliyor.

Bu operasyon, yerel yönetimlerin denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. İstanbul gibi devasa bir bütçeyi yöneten bir kentin, her kuruşunun hesabını verebilir olması gerekiyor. Gözaltındaki diğer 22 şüphelinin vereceği ifadelerin, soruşturmayı yeni isimlere ve yeni kurumlara taşıyabileceği belirtiliyor. Önümüzdeki günlerde çıkacak kararlar, yerel yönetimlerdeki ihale sisteminin yeniden sorgulanmasına yol açacak gibi görünüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir