MENÜ
25 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,5285 ▲ %0,03
EURO 53,0266 ▲ %0,25
ALTIN 5.976,55 ▼ %0,06

İmamoğlu Davasında Silivri Mesaisi: 2 Bin Yıl Hapis İstemi

Binlerce Sayfalık İddianame ve Zamanın Ötesinde Cezalar

İstanbul’un siyasi iklimini kökten sarsan ve Türkiye’nin gündemine oturan o devasa dosya, Silivri’nin yüksek duvarları arasında şekillenmeye devam ediyor. Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun merkezinde yer aldığı yolsuzluk davası, artık sadece bir yargılama süreci değil, aynı zamanda binlerce sayfalık bir iddia yığınına dönüşmüş durumda. 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan ve tam 3 bin 809 sayfadan oluşan o meşhur iddianame, bugün gelinen noktada hukukun sınırlarını ve insan zihninin kapasitesini zorlayan bir tablo sunuyor.

İddianamede ‘Örgüt lideri’ sıfatıyla anılan İmamoğlu için istenen ceza ise kelimenin tam anlamıyla dudak uçuklatıyor. 142 farklı eylem nedeniyle 828 yıldan başlayıp 2 bin 352 yıla kadar uzanan bu hapis istemi, modern yargılama tarihinin en şaşırtıcı rakamlarından biri olarak kayıtlara geçti. Suçlamalar yelpazesi ise oldukça geniş; rüşvetten suç gelirlerinin aklanmasına, ihaleye fesat karıştırmaktan orman kanununa muhalefete kadar hemen her alandan bir madde dosyaya iliştirilmiş durumda. Vatandaşın zihninde ise tek bir soru var: Bu devasa suç yığını, adalet terazisinde nasıl bir karşılık bulacak?

Silivri’de Işıklar Sönmüyor: Saat 22.00 Mesaisi

Duruşmaların altıncı haftasına girilirken, Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’ndeki mahkeme salonlarında tempo düşmek bir yana, adeta vites artırılıyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, davanın 23’üncü celsesinde savunmaları almaya devam ederken, mahkeme başkanının duruşmaların saat 22.00’ye kadar sürebileceğini belirtmesi sürecin ne kadar çetin geçeceğinin habercisi oldu. 9 Mart’tan bu yana haftanın dört günü devam eden maratonda şu ana kadar 32 kişinin savunması tamamlanmış vaziyette.

Gece geç saatlere kadar süren bu yargılama trafiği, dosyanın bir an önce karara bağlanması ya da savunma haklarının en geniş şekilde kullandırılması arasında ince bir çizgide ilerliyor. Silivri’nin soğuk koridorlarında yankılanan savunmalar, sadece sanıkların değil, koca bir yerel yönetim mekanizmasının da röntgenini çekiyor.

Sürpriz Tahliyeler ve Genişleyen Dosya Kapsamı

Davanın son duruşmasında yaşanan en somut gelişme ise 18 kişinin tahliye edilmesi oldu. İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu bu grup, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bu tahliyeler, davanın geleceği adına bir yumuşama mı yoksa rutin bir prosedür mü olduğu konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.

Öte yandan, yargılama sadece mevcut sanıklarla sınırlı kalmıyor. Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyasının da ana davayla birleştirilmesi, ‘yolsuzluk’ davasının kapsama alanının ne denli genişlediğini gösteriyor. Artık karşımızda sadece bir belediye başkanının davası değil, İstanbul’un yönetim kadrolarını ve iş dünyasını da içine alan devasa bir hukuk labirenti var. Silivri’deki ışıklar, bu labirentin sonunu görene dek sönmeyecek gibi görünüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir