3 Bin Sayfalık Dosya ve Binlerce Yıllık Hapis Şoku
İstanbul’un siyaset gündemi aylardır bu davayla çalkalanıyor, sokaktaki vatandaşın kahvehaneden pazara kadar her yerde konuştuğu tek bir konu var: Ekrem İmamoğlu ve ekibine yönelik yürütülen devasa yolsuzluk soruşturması. Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru tamamlanan ve tam 3 bin 809 sayfadan oluşan o devasa iddianame, bugün mahkeme salonlarında hayat buluyor. Dosyanın içeriği ise adeta bir suç ansiklopedisi gibi; ‘Örgüt kurma’dan ‘Rüşvet’e, ‘İhaleye fesat karıştırma’dan ‘Kişisel verilerin ihlali’ne kadar tam 18 farklı suç başlığı masada. Sokaktaki adamın aklını en çok kurcalayan ise istenen ceza süresi. 142 farklı eylem nedeniyle İmamoğlu hakkında istenen hapis cezası 828 yıldan başlıyor, tam 2 bin 352 yıla kadar uzanıyor. Vatandaş haklı olarak soruyor: Bir ömür buna nasıl yetsin, bu işin aslı nereye varacak?
Silivri’de Gece Yarısı Mesaisi: Mahkeme Durmuyor
Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonlarında tansiyon bir an olsun düşmüyor. Haftanın dört günü devam eden duruşmalar maratonu bugün altıncı haftasına girdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, dosyayı bir an önce karara bağlamak ya da savunmaları tamamlamak için tempoyu iyice artırdı. Mahkeme başkanının talimatıyla duruşmaların akşam saat 22.00’ye kadar sürmesi kararlaştırıldı. Bu durum hem sanıklar hem de avukatlar için tam bir sabır sınavına dönüşmüş durumda. 9 Mart’tan bu yana 29 kişinin savunması alındı ama dosya o kadar kabarık ki, her sayfa yeni bir tartışmayı, her iddia yeni bir savunmayı beraberinde getiriyor. İnsanlar ekran başında, radyolarının başında gelecek bir haberi beklerken, yargılama süreci de tüm hızıyla, filtresiz ve doğrudan ilerliyor.
18 Tahliye Kararı ve Birleşen Dosyalar
Davanın 20’nci duruşması devam ederken, mahkeme heyetinden kritik bir hamle geldi. Aralarında İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük ve Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk gibi isimlerin de bulunduğu 18 sanık hakkında tahliye kararı verildi. Bu tahliyeler davanın gidişatı açısından bir yumuşama mı yoksa rutin bir hukuk süreci mi henüz kimse kestiremiyor. Ancak davanın kapsamı daralmak yerine daha da genişliyor. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de dahil olduğu 7 sanıklı dosya, ana davayla birleştirildi. Artık karşımızda sadece bir ‘İBB Davası’ yok, İstanbul’un yerel yönetim ağını sarsan dev bir ‘Yolsuzluk Dosyası’ var. Dosyaların birleşmesiyle birlikte davanın seyri iyice karmaşıklaşırken, vatandaş da adaletin tecelli edeceği günü merakla bekliyor.
Sokağın Sesi: Bu Dava Nereye Evrilir?
Bugün İstanbul sokaklarında kime dokunsanız bu davadan bir parça haber duyarsınız. İnsanlar ihalelerden, orman ve maden kanununa muhalefet iddialarından bahsederken aslında kendi ödedikleri vergilerin, kendi şehirlerinin geleceğinin peşinde. Kimisi ‘Bu kadar ağır cezalar olur mu?’ diye şaşkınlığını gizleyemiyor, kimisi ise ‘Eğer suç varsa bedeli ödenmeli’ diyerek adalete olan güvenini vurguluyor. Duruşmaların Silivri gibi uzak bir noktada, gece yarılarına kadar sürmesi davanın ne denli kritik olduğunu zaten ortaya koyuyor. Önümüzdeki günlerde savunmaların devam etmesi ve davanın asıl seyrini belirleyecek olan bilirkişi raporlarının gündeme gelmesi bekleniyor. Biz de sokaktaki insanın sesi olmaya, bu dev davanın her anını en çıplak haliyle aktarmaya devam edeceğiz.






