MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0768 ▲ %0,06
EURO 53,5924 ▼ %0,10
ALTIN 6.627,72 ▲ %0,07

İmamoğlu Davasında ‘Buz Gibi’ Kriz: “İnmiyorum!”

Binlerce Sayfalık İddianame ve Ağır Suçlamalar

İstanbul’un siyasi gündemini sarsan ve Türkiye’nin yakından takip ettiği Ekrem İmamoğlu davasında tansiyon her geçen gün daha da yükseliyor. Görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan İmamoğlu hakkında hazırlanan 3 bin 809 sayfalık devasa iddianame, dosyanın ne kadar kapsamlı olduğunu gözler önüne seriyor. ‘Örgüt lideri’ sıfatıyla yargılanan İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar arasında rüşvetten ihaleye fesat karıştırmaya, kamu malına zarar vermeden kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesine kadar tam 18 farklı suç başlığı bulunuyor. Savcılık, 142 ayrı eylem nedeniyle İmamoğlu için 828 yıldan başlayıp 2 bin 352 yıla kadar uzanan rekor bir hapis cezası talep ediyor.

Mahkeme Salonunda Mikrofonlar Kapandı

Duruşmaların dokuzuncu haftasına girilirken, salonun atmosferi adeta bir barut fıçısını andırıyor. İlk günden bu yana 37 kişinin savunmasının alındığı yargılamada, savunma makamı ile mahkeme heyeti arasındaki ipler tamamen kopma noktasına geldi. Avukatların usule ilişkin itirazları ve reddi hakim talepleri salonun havasını bir anda değiştirdi. Özellikle Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın, bazı sanıkların savunma sırasının değiştirilmesini ‘mizansen’ olarak nitelendirmesi bardağı taşıran son damla oldu. Mahkeme başkanı, bu sert ifadelere ‘Talimatla iş yapıyorsunuz diyen avukatı dışarı çıkarırım’ diyerek karşılık verdi ve avukatın mikrofonunu kapattırdı.

Tahliyeler ve Davanın Seyri

Dava süreci devam ederken mahkemeden önemli ara kararlar da gelmeye devam ediyor. Şimdiye kadar aralarında İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk ve bazı iş insanlarının da bulunduğu 33 sanık hakkında tahliye kararı verildi. Ancak bu tahliyeler davanın ana omurgasındaki gerilimi düşürmeye yetmedi. Sanık savunmalarının yapılması planlanan oturumlarda çıkan tartışmalar, yargılama sürecinin sekteye uğramasına neden oluyor. Firari isimlerin çalışanlarının dahi isyan ettiği duruşmada, savunma haklarının kısıtlandığı iddiaları havada uçuşuyor.

İmamoğlu’ndan Jandarma ve Heyete Rest

Günün asıl bombası ise duruşmaya ara verildiği sırada patladı. Mahkeme başkanıyla yaşanan sert tartışmaların ardından verilen arada, jandarmanın kendisini nezarethaneye indirmek istemesine Ekrem İmamoğlu çok sert tepki gösterdi. Nezarethanenin fiziki koşullarının çok kötü olduğunu belirten İmamoğlu, ‘Aşağısı buz gibi, inmiyorum. Komutan bey, biz pinpon topu muyuz? Yaka paça götürün, buyurun yetkinizi kullanın’ diyerek jandarma ekiplerine direndi. İçerideki diğer sanıkların sağlık durumuna da dikkat çeken İmamoğlu’nun bu çıkışı, duruşma salonunda soğuk rüzgarlar estirdi. Mahkeme heyeti, yaşanan bu krizin ve karşılıklı atışmaların ardından duruşmayı 5 Mayıs tarihine ertelemek zorunda kaldı.

Vatandaşın Gözü Kulağı Adliyede

İstanbul’un seçilmiş başkanının bu denli ağır suçlamalarla ve binlerce yılı bulan hapis istemiyle yargılanması, sadece hukuki değil siyasi bir kırılma noktası olarak görülüyor. İddianamedeki yolsuzluk ve örgüt kurma iddiaları kamuoyunda geniş yankı bulurken, İmamoğlu’nun mahkeme salonundaki tavrı ve ‘insani koşullar’ üzerinden yaptığı savunma, davanın sadece dosya üzerindeki delillerle değil, ciddi bir psikolojik savaşla da yürüdüğünü kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak duruşmaların, davanın gidişatına dair daha net ipuçları vermesi bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir