MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0853 ▲ %0,10
EURO 53,1618 ▼ %0,81
ALTIN 6.397,10 ▼ %3,41

İBB Davasında Şok Savunma: Rakamlar Birbirini Tutmuyor

Marmara Cezaevi Karşısında Kritik Duruşma

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen dava, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve liyakat tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kamuyu yakından ilgilendiren rüşvet ve usulsüzlük iddialarıyla ilgili duruşmada, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz’ün savunması damga vurdu. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran Capacity AVM ile ilgili iddialara yanıt veren Akyüz, suçlamaların bir kurgudan ibaret olduğunu ileri sürdü.

Rüşvet İddiaları ve Çelişkili Rakamlar

Cumhuriyet savcısının, alışveriş merkezi yöneticileri, avukatları ve mimarları tarafından ortaya atılan ses kayıtları ve beyanları hatırlatması üzerine Akyüz, dosyadaki rakamsal tutarsızlıklara dikkat çekti. İddianamede geçen rüşvet rakamlarının birbiriyle örtüşmediğini belirten sanık, “Kimi 3 milyon diyor, kimi 5 milyon. Ortada somut bir gerçeklik değil, tamamen kurgulanmış bir senaryo var” diyerek suçlamaları reddetti. Kent yönetiminde etik değerlerin ve hukuki süreçlerin nasıl işlemesi gerektiği konusunda vatandaşların güvenini sarsan bu iddiaların, yargılama sürecinde netliğe kavuşması bekleniyor.

197 Milyon Liralık Ceza Nasıl Hesaplandı?

Duruşmanın en teknik ve dikkat çekici kısımlarından biri de söz konusu alışveriş merkezine kesilen 197 milyon liralık devasa para cezasıydı. Savcılığın bu cezanın hangi kriterlere göre belirlendiği yönündeki sorusunu yanıtlayan Akyüz, cezayı kendisinin kesmediğini ancak süreci incelediğini ifade etti. Cezanın, yapıdaki net inşaat alanı üzerinden yapılan hesaplamalar doğrultusunda mevzuata uygun şekilde tahakkuk ettirildiğini savundu. Bu durum, şehir plancılığı ve imar kanunlarının uygulanışındaki hassasiyeti bir kez daha gözler önüne serdi.

Siyasi Talimat Tartışmaları ve İmamoğlu’nun Soruları

Duruşmada tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu da söz alarak sanık Akyüz’e kritik sorular yöneltti. Siyaset ve belediye yönetimi arasındaki ilişkinin sınırlarını çizen sorularda İmamoğlu, Akyüz üzerinde herhangi bir meşru veya gayrimeşru baskı kurup kurmadığını sordu. Akyüz’ün bu soruya net bir şekilde “Kesinlikle olmamıştır” yanıtını vermesi, davanın seyri açısından önemli bir kayıt olarak kayıtlara geçti. Belediyecilik hizmetlerinde hiyerarşik düzenin yasal çerçevede kalmasının önemi bu savunmalarla tekrar vurgulanmış oldu.

Boğaziçi İmar Müdürlüğü ve Liyakat Vurgusu

İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu da yaptığı savunmada kariyer basamaklarını liyakatle tırmandığını ve herhangi bir “örgüt faaliyeti” içinde bulunmadığını belirtti. Esenler, Avcılar ve Beylikdüzü belediyelerindeki geçmişine atıfta bulunan Karaoğlu, İBB’deki görevine torpille değil, tecrübeyle geldiğini savundu. “Beylikdüzü ekibi” yakıştırmasını reddeden Karaoğlu, kararlarını kişilerden değil, doğrudan yasalardan aldığını ifade etti. Vatandaşların yaşam alanlarını ve şehrin silüetini doğrudan etkileyen imar müdürlüklerinin işleyişi, bu savunmalar ışığında kamuoyu tarafından mercek altına alındı.

Hukuki Süreç Devam Ediyor

Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere ertelenirken, dava yerel yönetimlerin işleyişindeki şeffaflık ihtiyacını bir kez daha kanıtlıyor. Şehir hayatını, güvenli yapılaşmayı ve adalete olan inancı etkileyen bu tür davalar, sadece birer yargılama süreci değil, aynı zamanda daha dürüst bir toplum yapısı için emsal niteliği taşıyor. Mahkemenin vereceği kararlar, imar disiplini ve kamu yönetimi etiği açısından dönüm noktası olabilir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir