Kıbrıs Siyaset Üstü Bir Meseledir
Lefkoşa’da bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Kıbrıs politikasına dair önemli açıklamalarda bulundu. İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel demeç veren Yayman, Kıbrıs meselesinin Türkiye için sıradan bir dış politika konusu olmadığını, 86 milyonun ortak milli davası olduğunu vurguladı.
Kıbrıs davasının herhangi bir siyasi partinin sınırlarını aşan milli bir duruş gerektirdiğini belirten Yayman, barış harekatının Kıbrıs Türk halkı adına tarihi bir eşik olduğunu kaydetti. Yayman, harekatın gerçekleşmemesi durumunda Rum kesiminin Kıbrıs Türklerini ekonomik, toplumsal ve siyasal alanlardan tamamen silme girişimlerinin bugün çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Rum tarafının dışlayıcı tavrının günümüzde de farklı biçimlerde sürdüğüne dikkat çekti.
Avrupa Birliği’ne ve İki Devletli Çözüme Vurgu
Avrupa Birliği’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik himayeci yaklaşımını eleştiren Yayman, bu tavrın Türk milleti tarafından dikkatle izlendiğini dile getirdi. Türkiye’nin haklı ve net duruşunu Birleşmiş Milletler kürsüsünden de ilan ettiğini hatırlatan Yayman, federasyon tartışmalarının geride kaldığını, eşit statülü ve iki devletli çözüm modelinin artık tek gerçekçi seçenek haline geldiğini savundu. Yayman, Kıbrıs Türk halkının haklarını göz ardı eden hiçbir müzakere arayışına sıcak bakılmayacağını belirtti.
Yunan Parlamenterin İddialarına Tepki
Avrupa Parlamentosu bünyesinde Türk askerini hedef alan iddialara sert tepki gösteren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, bu tür beyanların asılsız ve geçersiz olduğunu kaydetti. Geçmişteki uluslararası anlaşmaları, Annan Planı’nı ve çözüm arayışlarını yok sayarak tek taraflı şekilde AB üyesi yapılan Güney Kıbrıs’ın tavırlarının kabul edilemez olduğunu dile getiren Yayman, adadaki Türk askeri varlığına duyulan hazımsızlığın haksız olduğunu ifade etti.
Güney Kıbrıs Silah Deposuna Döndü
Rum kesiminin son dönemde yürüttüğü askeri faaliyetlere de değinen Yayman, Fransa ile yapılan iş birliklerinin yanı sıra İsrail ve Hindistan ile uzun menzilli füze sistemleri konusunda varılan anlaşmaların Güney Kıbrıs’ı bir askeri yığınağa dönüştürdüğünü belirtti. Bu silahlanmanın doğrudan Kıbrıs Türk halkına yönelik bir tehdit oluşturduğunu savunan Yayman, Türkiye’nin adada hiçbir emrivakiye geçit vermeyeceğini ve tarihi duruşundan taviz vermeyeceğini vurguladı.
Sınır Kapısındaki Tahrikler Yakından İzleniyor
Metehan Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen provokatif eylemlere de değinen Yayman, hem Yunanistan’daki bazı çevrelerin hem de Rum tarafının kışkırtıcı adımlarının Türkiye ve KKTC tarafından yakından ve stratejik bir sabırla takip edildiğini kaydetti. Adada barış, esenlik ve adil bir ekonomik paylaşım arzuladıklarını belirten Yayman, geçmişte Crans Montana ve Annan Planı süreçlerinde verilen sözlerin tutulmadığını hatırlattı. Hüseyin Yayman, konuşmasının sonunda varoluş mücadelesinde can veren şehitleri rahmetle anarken, merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve mücadele arkadaşlarına şükranlarını sundu.
Kaynak: Hürriyet






