MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Hünkar Apartmanı Kararı: 77 Ölüm, Tek Mahkumiyet

Hünkar Apartmanı’nda 77 Can Kaybedilmişti

Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde, 6 Şubat depremlerinin en acı sembollerinden biri haline gelen Hünkar Apartmanı ile ilgili yargı sürecinde kritik bir dönemeç geçildi. 77 kişinin hayatını kaybettiği o enkaz, tüm verilerle incelendiğinde sadece doğal bir afetin değil, aynı zamanda denetim zafiyetinin de bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasından çıkan sonuç, adalet arayan ailelerin beklentilerini karşılamaktan oldukça uzak görünüyor.

Mahkemeden Çıkan Karar: Sadece Müteahhit Ceza Aldı

Duruşma salonunda iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını yinelerken, sanıkların savunmalarındaki ortak nokta ‘kusursuzluk’ iddiasıydı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Osman Kala hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmetti. Verileri analiz ettiğimizde karşımıza çıkan tablo şu: 77 hayatın bedeli, kişi başına düşen yaklaşık iki aylık bir hapis cezasına tekabül ediyor. İşte tam olarak bu yüzden, kamuoyu vicdanında bu tür kararlar adaletin tecelli ettiği değil, bir eksikliğin tescillendiği anlar olarak kaydediliyor.

Kamu Görevlileri Hakkında Beraat Kararı Tepki Çekti

Davanın en sarsıcı kısmı ise sorumluluk zincirinin en üst halkalarında yaşanan beraatler oldu. Statik proje müellifi H.G. ile birlikte yargılanan kamu görevlileri F.D, H.Ç. ve Z.A.Ş, mahkemece suçsuz bulundu. Bina yapımından onay mekanizmasına kadar her aşamada görev alan bu isimlerin aklanması, deprem dalarındaki ‘sistemik kusur’ tartışmasını bir kez daha alevlendirdi. Sadece yapanın değil, yaptıranın ve denetleyenin de pay sahibi olduğu bir felakette, sorumluluğun tek bir kişiye yüklenmesi veri setindeki en büyük sapmayı oluşturuyor.

Adalet Arayışı İstinaf Yolunda

Annesini ve babasını Hünkar Apartmanı enkazında kaybeden Özlem Başçı’nın feryadı, aslında istatistiklerin ötesindeki gerçek acıyı yansıtıyor. Başçı, statik proje müellifinin ve kamu görevlilerinin ceza almamasını adaletsizlik olarak nitelendirerek kararı itiraz edeceklerini belirtti. Bu dava gösteriyor ki; bina ayaktayken işleyen denetim mekanizması, bina yıkıldıktan sonra hukuki bir dokunulmazlık zırhına bürünüyor. 77 canın hesabının sorulduğu bu süreçte, asıl sorumluluk zinciri kırıldığı müttece benzer acıların tekrarlanma riski matematiksel olarak artmaya devam edecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir