Ankara’nın Haymana ilçesi, akşam saatlerinde sarsıcı bir şiddet vakasına ev sahipliği yaptı. Çaldağ Mahallesi’nin sessizliği, bir kez daha boşanma aşamasındaki bir kadının hayallerini ve yaşamını elinden alan silah sesleriyle bozuldu. Serdar Hakbilir ve Songül Hakbilir arasındaki o son konuşma, sadece bir aileyi değil, tüm toplumu derinden yaralayan bir trajediyle noktalandı. Olay, sokaktaki vatandaşların gözleri önünde cereyan ederken, kadına yönelik şiddetin durmak bilmeyen sarmalına bir yenisi daha eklenmiş oldu.
Kadına Yönelik Şiddetin Dinmeyen Sancısı: Bir Hayat Daha Karardı
Görgü tanıklarının ifadelerine ve olay yerinden elde edilen ilk bilgilere göre; Serdar Hakbilir, boşanma aşamasında olduğu eşi Songül Hakbilir ile “barışmak ve konuşmak” bahanesiyle cadde üzerinde bir araya geldi. Ancak bu görüşme, iddia edildiği gibi bir uzlaşı arayışından ziyade, trajik bir sonun başlangıcı oldu. Yanında getirdiği tabancayı çıkaran Serdar Hakbilir, önce hayatını paylaştığı kadını hedef aldı, ardından aynı silahla kendi canına kıydı. Bu durum, uzmanların sıklıkla uyardığı “barışma teklifi tuzağı” gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde yüzümüze vurdu.
Sosyologlar ve psikiyatristler, boşanma süreçlerindeki “son bir kez konuşalım” davetlerinin, saldırgan profiller tarafından sıklıkla bir infaz mekanizması olarak kullanıldığına dikkat çekiyor. Haymana’daki bu olay, bireysel bir cinnetin ötesinde, mülkiyetçi erkek zihniyetinin ve toplumsal koruma mekanizmalarının yetersizliğinin bir tezahürü olarak değerlendiriliyor. Sokak ortasında işlenen bu cinayet, mahalle sakinlerinde büyük bir travma yaratırken, şiddetin her türlüsüne karşı toplumsal bir direnç oluşturulmasının ne denli hayati olduğunu kanıtladı.
Adli Soruşturma ve Mahalledeki Derin Sessizlik
İhbar üzerine kısa sürede olay yerine ulaşan polis ve sağlık ekipleri, ağır yaralı haldeki çifte müdahale etmeye çalışsa da her iki ismin de olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Çaldağ Mahallesi sakinleri, komşularının bu şekilde can vermesinin şokunu yaşarken, emniyet güçleri bölgeyi güvenlik kordonuna alarak geniş çaplı bir inceleme başlattı. Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerinde yaptığı titiz incelemelerin ardından cenazeler, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.
Soruşturma süreci devam ederken, bu elim olay geride parçalanmış hayatlar ve yanıtlanması gereken pek çok soru bıraktı. Türkiye’nin kanayan yarası olan kadın cinayetleri listesine eklenen Songül Hakbilir’in hikayesi, yasaların uygulanabilirliği ve kadınların korunması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Haymana, bugün sadece iki cenazeyi değil, aynı zamanda toplumun vicdanındaki ağır bir yükü de morga uğurladı.






