Hatay’ın sanayi ve liman kenti olarak bilinen, Akdeniz’in en dinamik ilçelerinden İskenderun, tıp dünyasında ender görülen bir vakaya sahne oldu. İlçe merkezinde ailesiyle birlikte yaşayan küçük Sultan Bönceoğlu, bir süredir devam eden şiddetli karın ağrısı ve geçmek bilmeyen bulantı şikayetleriyle sarsılıyordu. Durumun ciddiyetini fark eden ailesi, vakit kaybetmeden Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede yapılan kapsamlı tetkikler sonucunda ortaya çıkan tablo, deneyimli doktorları bile şaşkına çevirdi.
Hastanenin uzman kadrosu tarafından gerçekleştirilen görüntüleme işlemleri ve klinik muayeneler sonucunda Sultan’a, tıp literatüründe “trikobezoar” olarak adlandırılan ve halk arasında “saç yeme hastalığı” (Rapunzel Sendromu) olarak bilinen bir teşhis konuldu. Midesinden bağırsaklarına kadar uzanan, sindirilmesi mümkün olmayan devasa bir yabancı kütle tespit edildi. Genellikle yoğun stres ve travma sonrası gelişen bu davranış bozukluğu, midede zamanla biriken kütlenin sindirim sistemini tamamen tıkamasına yol açmıştı. Hastanenin cerrahi ekibi, hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak için acil ameliyat kararı aldı.
Deprem Travmasının Görünmeyen Yüzü: Trikobezoar Tehlikesi
Ameliyat sonrası konuşan Sultan’ın annesi Hacer Bönceoğlu, olayın arka planındaki acı gerçeği paylaştı. Türkiye’yi derinden sarsan 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kızında yoğun bir stres ve kaygı bozukluğu başladığını belirten anne, Sultan’ın bu dönemde kendi saçlarını koparıp yeme alışkanlığı edindiğini fark ettiklerini dile getirdi. Uzmanlar, büyük afetler ve toplumsal sarsıntılar sonrası çocuklarda bu tür davranış bozukluklarının (trikotillomani) sıkça görülebileceğine, bu durumun fizyolojik yansımalarının ise ancak ileri evrelerde fark edilebildiğine dikkat çekiyor.
Tıp Dünyasını Hayrete Düşüren Operasyonun Detayları
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çiğdem El önderliğinde gerçekleştirilen operasyonda, küçük kızın karnından tam 3 kilogram ağırlığında bir saç yumağı çıkarıldı. Prof. Dr. El, müdahalenin zamanlamasının kritik olduğunu vurgulayarak, “Mide ve bağırsağın henüz çürümediği bir dönemde müdahale etmeyi başardık. Bu operasyonla bir nevi sindirim sistemini yeniden canlandırdık” dedi. Türkiye’deki tıbbi prosedürlere göre, bu tip vakalarda cerrahi müdahalenin ardından hastanın mutlaka çocuk psikiyatrisi birimiyle koordineli bir tedavi sürecine girmesi gerekiyor. Bu süreç, davranışın temelindeki psikolojik sorunu çözerek kütlenin tekrar oluşmasını engellemeyi amaçlıyor. Sultan, başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşurken, doktorlar ebeveynleri çocuklardaki sıra dışı alışkanlıklar ve stres belirtileri konusunda dikkatli olmaları için uyardı.






