MENÜ
08 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Güzellik Salonunda Plazma Pen Kabusu: 1100 Liraya Gözünden Oldu

Güzellik ve estetik arayışının bazen nasıl bir sağlık krizine dönüşebileceğinin son örneği, 8 Nisan 2024 tarihinde yaşanan bir olayla gün yüzüne çıktı. Elif T., göz kapağındaki düşüklüğü gidermek amacıyla bir güzellik salonuna başvurarak 1100 TL karşılığında plazma pen işlemi yaptırdı. Ancak bu düşük maliyetli girişim, genç kadının hayatını kabusa çeviren kalıcı bir asimetrik bozukluğa ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtı. Yaşadığı mağduriyetin ardından hukuk mücadelesi başlatan Elif T., hem maddi hem de manevi olarak büyük bir yıkım yaşadığını belirtiyor.

Hukuki Süreçte Komplikasyon ve İhmal Tartışması

Olayın yargıya taşınmasının ardından hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporu, estetik müdahalelerdeki hukuki gri alanları bir kez daha tartışmaya açtı. Raporda, plazma pen işleminin kişinin isteğine bağlı yapılabileceği, ancak işlem sonrası oluşabilecek kızarıklık, kabuklanma ve hiperpigmentasyon gibi durumların, her türlü özene rağmen birer ‘komplikasyon’ olarak değerlendirilebileceği ifade edildi. Türkiye’de tıbbi uygulama hataları (malpraktis) ile komplikasyon ayrımı, yargılama sürecinde en kritik noktayı oluşturmaktadır. Mahkemeler, eğer bir riskin tıbbi literatürde öngörülen bir yan etki olduğu ve uygulayıcının standartlara uygun davrandığı tespit edilirse, cezai sorumluluk doğmayacağına hükmedebilmektedir.

Elif T.’nin şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Kararın gerekçesi olarak, Elif T.’nin işlem sonrası yaşadığı şikayetlerle ilgili anında bir sağlık kuruluşuna başvurmamış olması ve Adli Tıp raporundaki ‘komplikasyon’ vurgusu gösterildi. Mağdur kadının bu karara yaptığı itiraz da reddedilince, dosya henüz mahkeme aşamasına gelmeden kapanmış oldu. Bu durum, Türkiye’deki tüketici hakları ve tıbbi müdahale sonrası delil toplama süreçlerinin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Uzman Denetimi ve Merdiven Altı Uygulamalara Karşı Uyarı

Güzellik salonlarında yapılan bu tür invaziv işlemler, ciddi bir halk sağlığı meselesi haline gelmiş durumda. Sağlık Bakanlığı yönetmelikleri uyarınca, belirli tıbbi cihazların sadece uzman doktorlar denetiminde kullanılması gerekirken, piyasadaki denetim eksiklikleri mağduriyetlerin önünü açabiliyor. Elif T., 1100 TL’ye yaptırdığı işlemin ardından bugün 150 bin TL’lik bir ameliyat masrafıyla karşı karşıya. Üstelik, göz kapağındaki doku kaybı nedeniyle birçok doktorun riskli bularak ameliyata yanaşmadığı belirtiliyor.

Mağdur Elif T., yaşadığı süreci şu sözlerle özetliyor: “Sol gözüm şu an tam olarak kapanmıyor ve geceleri aralık kalıyor. 1000 liralık bir işlem, bana 150 katı maliyet ve kalıcı bir hasar olarak geri döndü.” Kent yaşamında estetik hizmetlerine erişim kolaylaşsa da, vatandaşların bu tür işlemleri ruhsatlı kliniklerde ve mutlaka uzman plastik cerrahlar veya dermatologlar gözetiminde yaptırması hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, ucuz maliyetli vaatler, telafisi olmayan fiziksel ve ekonomik yıkımlara neden olabiliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir