MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9795 ▲ %0,02
EURO 53,5436 ▲ %0,30
ALTIN 6.626,49 ▲ %1,10

Gülistan Doku Dosyasında Şok SIM Kart İtirafı!

Kayıp Dosyasında Karanlık Trafik: Valilikten Gizli Gönderi

Tunceli’nin sarp coğrafyasında, Munzur’un soğuk sularına gömülen sır perdesi nihayet aralanıyor. 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, adli tıbbın ve teknik takibin sınırlarını zorlayan bir itiraf dalgası başladı. Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun mahkeme kayıtlarına geçen ifadeleri, dosyanın seyrini resmi prosedürlerin dışına, adeta bir casusluk filmi atmosferine taşıdı. Kayıp bir üniversite öğrencisinin en mahrem verilerini barındıran SIM kartın, resmi kriminal laboratuvarlar yerine ‘sosyal medya uzmanı’ olarak tanımlanan bir şahsa, otobüsle gönderildiği ortaya çıktı.

Resmi Kanalların Dışında Bir Arama Operasyonu

Eroğlu’nun ifadelerine göre, devletin yüksek teknolojili inceleme birimleri devreye sokulmak yerine, valinin talimatıyla hareket eden ve rehberde ‘Sosyal Medya Gürkan’ olarak kayıtlı Gökhan Ertok isimli şahısla temas kuruldu. Bir A4 zarfı içerisinde elden ele dolaşan bu SIM kartın, Gülistan’ın son izlerini bulmak amacıyla gayri resmi bir incelemeye tabi tutulduğu iddia ediliyor. Bu durum, delil güvenliği ve veri zinciri açısından bilimsel normların ne denli ihlal edildiğini gözler önüne seriyor. Bir suç mahallinden veya kayıp şahıstan elde edilen dijital verinin, yetkisiz ellerde ve kontrolsüz bir ulaşım ağıyla taşınması, adaletin tecellisindeki en büyük engellerden biri olarak kayıtlara geçiyor. Uzmanlar, bu yöntemin dijital delillerin bütünlüğünü bozabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Gece Yarısı Gelen Gizemli Konumlar ve Baz Sinyalleri

Dosyanın en gerilimli noktası ise karanlıkta gerçekleştirilen gizli keşif operasyonları. Koruma polisi Eroğlu, Gökhan Ertok’tan gelen iki ayrı koordinat üzerine Atatürk Mahallesi ve Uzunçayır Barajı çevresinde özel keşifler yaptıklarını itiraf etti. Ancak teknik veriler, bu itiraflarla keskin bir şekilde çatışıyor. Daraltılmış baz istasyonu raporları, Eroğlu’nun telefonunun 13 Ocak 2020’de, cesedin gömüldüğü iddia edilen Pertek Koçpınar köyü bölgesinde sinyal verdiğini kanıtlıyor. ‘O bölgeye gitmedim’ savunmasına rağmen, uydulardan gelen bu dijital parmak izi, soruşturmanın merkezine bir bomba gibi düşüyor. Munzur’un debisi yükselirken, yıllardır saklanan bu dijital ve fiziksel izler, faili meçhul kalan bu dramın üzerindeki kara bulutları dağıtmaya kararlı görünüyor.

Adli Bilişim Uzmanları Uyarıyor: Protokol Dışı Hamleler

Hukukçular ve adli bilişim uzmanları, dijital delillerin bu şekilde taşınmasının davanın seyrini geri dönülemez şekilde sakatladığına dikkat çekiyor. Gülistan Doku’nun özel hayatına ve son iletişimlerine dair tüm verilerin, devletin resmi birimleri dururken neden bir şahsa emanet edildiği sorusu, davanın yeni düğüm noktası oldu. Tunceli’nin hırçın doğasında yürütülen bu gölge operasyonlar, adaletin sadece fiziksel değil, dijital ortamda da nasıl manipüle edilebileceğinin acı bir örneği olarak adli tarihe geçmeye aday. Ailenin yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesi, bu yeni itiraflarla birlikte artık daha derin ve karanlık bir dehlize girmiş durumda.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir