Dört Yıllık Sessizlik Bozuldu: Gülistan Doku Dosyası Raftan İndi
Türkiye’nin yıllardır kalbinde bir sızı olarak kalan Gülistan Doku olayında, adaletin çarkları bu kez çok farklı dönmeye başladı. Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve gelir gelmez tozlu raflardan indirdiği dosya, sadece bir kayıp vakası olmaktan çıkıp dev bir cinayet soruşturmasına dönüştü. Başsavcı Cansu’nun talimatıyla kurulan ve ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen JASAT ekipleri, kentin dört bir yanındaki kör noktaları aydınlatmak için adeta iğneyle kuyu kazdı. Toplamda 700 saatlik yeni görüntü, 70 farklı güvenlik kamerası kaydı ve binlerce dakikalık KGYS verisi titizlikle incelendi.
JASAT Takibi ve 700 Saatlik Yeni Görüntü
Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, Gülistan’ın kaybolmadan önceki rotası saniye saniye yeniden çizildi. Genç kızın kafeye gidişi, oradan çıkıp öğretmeniyle buluşması ve son görüldüğü anlar, dijital restorasyon yöntemleriyle netleştirildi. Bu süreçte dosyanın rengi tamamen değişti ve savcılık artık ‘kasten öldürme’ şüphesi üzerine yoğunlaştı. JASAT ekiplerinin daraltılmış baz çalışması ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları üzerinden yaptığı analizler, bugüne kadar gizli kalmış birçok bağlantıyı gün yüzüne çıkardı. 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen şafak operasyonlarıyla, olayın seyrini değiştirecek kritik isimler tek tek gözaltına alındı.
Eski Vali ve Oğlu Tutuklandı: Dosyada Kimler Var?
Operasyonun en sarsıcı dalgası ise kamuoyunda büyük yankı uyandıran tutuklamalarla geldi. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, ‘suç delillerini yok etme, gizleme ve resmi belgeyi bozma’ gibi ağır suçlamalarla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Vali Sonel ile birlikte oğlu Mustafa Türkay Sonel de ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanan isimler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında sadece mülki amirler değil, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin devlet hastanesi başhekimi ve delilleri kararttığı öne sürülen emniyet mensupları da adalete teslim edildi. Toplamda 12 kişi parmaklıklar ardına gönderilirken, Türkiye tarihinin en kapsamlı ‘delil karartma’ operasyonlarından birinin perdesi aralanmış oldu.
“Her Şeyi Öteceğim”: Kan Donduran WhatsApp Yazışmaları
Dosyanın en karanlık noktalarından birini ise ABD’ye kaçan firari şüpheli Umut Altaş ile babası Celal Altaş arasındaki yazışmalar oluşturdu. Kırmızı bültenle aranan oğul Altaş’ın, babasından para koparmak için kurduğu cümleler kan dondurdu. Yazışmalarda geçen “Beni Amerika’ya niye yolladığınızı anlatırım” ve “Ötecem lan her şeyi, göreceksiniz dünya kaç bucak” ifadeleri, cinayetin ve sonrasındaki kaçış planının bir itirafı niteliğinde değerlendiriliyor. Babasının ise önce oğlunu tehdit edip ardından “Günaydın babam, seni seviyorum” mesajları atması, dosyadaki karmaşık ve karanlık aile ilişkilerini gözler önüne serdi. Gülistan Doku’nun ailesi ise yıllar sonra gelen bu somut adımlarla bir nebze olsun nefes alırken, tüm Türkiye şimdi mahkemeden gelecek nihai kararı bekliyor.






