MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9419 ▲ %0,06
EURO 53,5019 ▲ %0,06
ALTIN 6.610,92 ▼ %0,13

Gülistan Doku Dosyası Açıldı: 13 Gözaltı, Kritik İsimler

Ankara’nın Gri Koridorlarından Yansıyan Karar

Ankara’nın bürokratik labirentlerinde uzun süredir fısıltıyla konuşulan, tozlu raflara kaldırıldığı sanılan o dosya bugün sabahın ilk ışıklarıyla yeniden açıldı. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmasının üzerinden geçen yıllara rağmen, kamuoyu vicdanındaki yara hiç kapanmamıştı. Bugün 7 ayrı ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlar, dosyanın sadece bir ‘kayıp’ vakası değil, artık resmen bir ‘cinayet’ soruşturması olarak ele alındığını tescilledi. Ankara temsilcisi olarak şunu söyleyebilirim ki; bu hamle sıradan bir polis operasyonunun çok ötesinde, devletin iç işleyişindeki ‘hassas’ dengelerin de değiştiğinin bir göstergesi.

7 İlde Şafak Operasyonu: Listede Kimler Var?

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük hamle, cinayet şüphesinin resmen dosyaya girmesi ve yargının düğmeye basması oldu. Toplam 13 kişi hakkında verilen gözaltı kararı, Türkiye’nin dört bir yanındaki emniyet birimlerini harekete geçirdi. Ancak listenin içeriği, operasyonun neden bu kadar yankı uyandırdığını açıkça ortaya koyuyor. Gözaltına alınanlar arasında, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Tunceli Valisi olan ve halen İçişleri Bakanlığı bünyesinde müfettişlik görevini yürüten Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in bulunması, olayın boyutunu ‘kişisel bir dramdan’ çıkarıp kamusal bir hesaplaşmaya dönüştürdü. Listenin bir diğer dikkat çeken ismi ise, soruşturmanın ilk gününden beri okların hedefinde olan Gülistan’ın eski sevgilisi Zeinal Abakarov.

Munzur’un Karanlık Sularından Adliye Koridorlarına

Gülistan Doku dosyası, geçtiğimiz yıllarda Munzur Çayı’nın soğuk sularında yapılan aramalar, hazırlanan bilirkişi raporları ve bitmek bilmeyen soru işaretleriyle hafızalara kazındı. O dönem Tunceli’de görev yapan mülki amirlerin ve emniyet mensuplarının tutumları, ailenin feryatları ve sivil toplumun baskısı Ankara’da karar verici mekanizmalar üzerinde büyük bir yük oluşturuyordu. Bugün gelinen noktada, ‘cinayet şüphesi’ vurgusuyla yapılan bu operasyon, dosyadaki delillerin yeniden karartılamayacak kadar netleştiğini fısıldıyor. Mustafa Türkay Sonel ve Zeinal Abakarov dahil 13 şüphelinin sorgusu, sadece Gülistan’ın akıbetini değil, o dönemde yürütülen soruşturmadaki olası ihmalleri de gün yüzüne çıkaracaktır.

Vatandaşın Adalet Beklentisi ve Siyasi Yansımalar

Bu operasyonun zamanlaması ve kapsama alanı, yargının üzerindeki ‘koruma kalkanı’ iddialarını bertaraf etmeye yönelik bir hamle olarak okunabilir. Sokaktaki vatandaşın ‘Zengin ve güçlü olanın çocuğu korunuyor mu?’ sorusuna verilecek cevap, bu yargı sürecinin şeffaflığına bağlı. Dosyadaki gizlilik kararları ve delil toplama süreçlerindeki gecikmeler yıllarca eleştirilmişti. Şimdi, İçişleri Bakanlığı müfettişinin oğluna kadar uzanan bu operasyonel süreç, Ankara kulislerinde ‘hukukun üstünlüğü’ mesajı olarak yorumlanıyor. Gülistan Doku’nun ailesinin yıllardır süren ‘Kızımız nerede?’ çığlığı, belki de ilk kez bu kadar somut bir yankı buldu. Önümüzdeki günlerde şüphelilerin vereceği ifadeler, karanlıkta kalan pek çok noktayı aydınlatacak gibi ortaya çıkaracak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir