Şarkıcı Gülben Ergen Adliye Yolunda: Sebebi Sosyal Medya Paylaşımı
Ünlü sanatçı Gülben Ergen, bugün Bakırköy Adliyesi’ne gelerek Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nda ifade verdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hakkında açtığı ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla karşı karşıya kalan Ergen, ifadesinin ardından kameralar karşısına geçti. Olayın perde arkasında, yaklaşık bir ay önce Kazlıçeşme Sahili’nde yaşamını yitiren Fatmanur Çelik (30) ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’in trajik hikayesi yatıyor. Ergen’in, ölümlerinden önce annenin çağrısı üzerine yaptığı bir sosyal medya paylaşımı, bu hukuk savaşının fitilini ateşledi.
Fatmanur ve Hifa’nın Trajik Hikayesi
2 Mart’ta yaşanan elim olayda, Fatmanur Çelik ve küçük kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri bulunmuştu. Bu acı olaydan kısa bir süre önce, Fatmanur Çelik’in sosyal medya üzerinden yaptığı ‘can güvenliğimden korkuyorum’ içerikli bir yardım çağrısı, geniş yankı uyandırmıştı. Sanatçı Gülben Ergen de bu çağrıya kulak veren isimlerden biri olmuş, Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ederek durumu yerinde görmüştü. Ergen, yaşadıklarını ve gördüklerini takipçileriyle paylaşarak kamuoyunun dikkatini bu trajik duruma çekmeye çalışmıştı. Ancak bu iyi niyetli adım, beklemediği bir hukuki süreci beraberinde getirdi.
Bakanlıktan Neden Hukuki Adım Geldi?
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gülben Ergen’in sosyal medya paylaşımının ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu teşkil ettiğini savunarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Bu suçlama, özellikle hassas konularda yapılan ve kamuoyunu yanlış yönlendirme potansiyeli taşıyan paylaşımları hedef alıyor. Bakanlık, bir kamu figürünün paylaşımlarının, doğruluğu teyit edilmemiş veya yanlış anlaşılmaya müsait bilgiler içermesi durumunda geniş kitleleri etkileyebileceği endişesiyle bu adımı atmış gibi görünüyor. Soruşturma, kamuoyunda infial yaratan olaylarda sosyal medya kullanımının sınırlarını ve ünlülerin sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı.
Adliyede Gözyaşları Arasında Gelen Acı İtiraf
Yaklaşık bir saat süren ifadesinin ardından adliye çıkışında açıklama yapan Gülben Ergen, yaşadığı üzüntüyü ve kırgınlığı gizleyemedi. Ergen’in ağzından çıkan ‘Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. Can güvenliğimden korkuyorum diyen anne kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum’ sözleri, yürekleri dağladı. Sanatçı, Savcı’nın sorularını ‘nezaketle, anlayışlı bir şekilde’ cevapladığını belirtse de, asıl kırgınlığının ve üzüntüsünün, yardım eli uzatmaya çalıştığı anne ve kızın artık hayatta olmamasından kaynaklandığını dile getirdi. Ergen, ‘Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım artarak devam edecek’ diyerek mücadelesinin süreceğinin altını çizdi. Bir ülkenin sanatçısı, vatandaşı ve dernek kurucusu olarak hassasiyetinin bitmeyeceğini vurguladı.
Sosyal Medya ve Ünlülerin Artan Yasal Sorumluluğu
Gülben Ergen’in yaşadığı bu süreç, günümüz dijital çağında sosyal medyanın gücünü ve getirdiği sorumlulukları bir kez daha gözler önüne serdi. Kamuoyunun yakından takip ettiği figürlerin, özellikle hassas ve toplumsal duyarlılık gerektiren konulardaki paylaşımları, artık sadece vicdani bir mesele değil, aynı zamanda hukuki sonuçları da olabilecek ciddi bir alan olarak ele alınıyor. İfade özgürlüğü ile ‘yanıltıcı bilgi yayma’ arasındaki ince çizgi, bu tür vakalarla daha da belirginleşiyor. Ergen’in, bir annenin yardım çağrısına kulak vermesinin bu noktaya gelmesi, sosyal medya aktivizminin sınırları hakkında önemli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bu olay, benzer durumlarla karşılaşabilecek diğer kamu figürleri için de bir emsal teşkil edebilir.






