MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9755 ▲ %0,01
EURO 53,6345 ▲ %0,51
ALTIN 6.657,32 ▲ %1,57

Gizemli Milyarların Peşinde: Türkiye’de POS Tefeciliği Ağı Çözülüyor!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Harekete Geçti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle hazırladığı, tam 178 sayfalık bir iddianameyle, Türkiye’nin finansal derinliklerinde uzun süredir süregelen karanlık bir düzen gün yüzüne çıkıyor. Yurt içinde ve dışında, akıllara durgunluk veren bir hızla ve ağla işleyen para transferlerinin ardındaki sır perdesi aralanmaya başladı. Bu soruşturma, sadece rakamları değil, aynı zamanda uluslararası bağlantıları ve organize yapıyı da gözler önüne seriyor. Dosyaya giren raporlar, şüphelilerin kurduğu karmaşık finansal mekanizmayı ve bunun nasıl geniş bir coğrafyaya yayıldığını adım adım ifşa ediyor.

Savcılık belgelerine yansıyan bilirkişi raporları, şüphelilerin kişisel banka hesaplarından şirket hesaplarına, oradan da sayısız gerçek ve tüzel kişiye uzanan zincirleme para transferleri yaptığını ortaya koydu. Bu işlemlerin tek seferlik değil, süreklilik arz eden bir döngüde gerçekleşmesi, sıradan ticari faaliyetlerin ötesinde bir organizasyonun varlığına işaret ediyor. Peki, bu milyarlarca liralık devasa akışın ardındaki asıl amaç neydi? Raporlar, transferlerin neden ve hangi maksatla yapıldığına dair yeterli ve açıklayıcı bilginin bulunamadığını net bir dille ifade ediyor. Ancak elde edilen bulgular, şüphelilerin ‘komisyon geliri’ elde etme saikiyle, farklı şirket ve kişilere ait ödeme ile tahsilat işlemlerine aracılık ettiğini güçlü bir şekilde gösteriyor.

BDDK Merceği Altında: POS Cihazlarında Şüpheler Yoğunlaşıyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından Nisan 2025’te hazırlanan kritik rapor, soruşturmanın seyrini değiştiren en çarpıcı detayları içeriyor. İlk etapta 29 firmanın mercek altına alındığı bu derinlemesine incelemede, Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. üzerinden yapılan sorgulamalarla dehşete düşüren rakamlar ortaya çıktı. Sadece 20 firma için 1 Ocak 2022 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında tam 299 POS cihazına ait işlem kaydı belirlendi. Ancak şebekenin boyutları bununla sınırlı değildi; bireysel şahıs şirketlerinin de göz ardı edilmemesi gerektiği tespitiyle, Kahraman Elçiboğa adına kayıtlı ‘Kahraman Elçiboğa Kuyumculuk’ firmasına ait 13 POS cihazı daha bulundu. Böylece, incelemeye alınan toplam POS cihazı sayısı 312’ye fırladı.

Bu POS cihazlarının sahiplerine bakıldığında, şüpheler daha da derinleşiyor: Cihazların büyük bir bölümünün ‘Dağ’, ‘Elçiboğa’, ‘Boz’ ve ‘Kaya’ soyadlarını taşıyan firma sahiplerine ait olduğu tespit edildi. Özellikle Dağ soyadlı kişilere ait 167, Elçiboğa’ya 68, Boz’a 45 ve Kaya’ya 19 POS cihazının yoğunlaşması, sıradan bir tesadüfün çok ötesinde. Bu durum, söz konusu kişiler arasında güçlü ailevi veya ticari bağlantıların olabileceği yönünde güçlü bir kanaat oluşturuyor. Yani karşımızda, rastgele işleyen bir yapı değil, belirli soyadı grupları etrafında kümelenmiş, potansiyel olarak organize bir ağ var.

Yabancı Kartlarla Devasa İşlem Hacmi: Nasıl Bir Döngü İşliyor?

BDDK raporunun en can alıcı noktalarından biri de incelenen POS işlem hacimleri. Ocak 2022’den Aralık 2024’e kadar olan süreçte, bu 312 POS cihazı üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin toplamı tam 47 milyar 573 milyon 366 bin 557 liraya ulaştı! Bu akıl almaz meblağın yüzde 99,99’una denk gelen 47 milyar 573 milyon 89 bin 410 liralık kısmının ise yurt dışı menşeli kartlarla yapılması, olayın boyutunu uluslararası düzeye taşıyor. Bu durum, POS cihazlarının büyük ölçüde yabancı kart işlemlerinde kullanıldığını ve işlem yoğunluğunun neredeyse tamamen yurt dışı kaynaklı fon hareketlerinden oluştuğunu gösteriyor. Normal ticari faaliyetlerde bu denli yüksek bir yabancı kart oranı görülmemesi, şebekenin asıl amacını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Rapor, işlem hacminin yıl içinde adeta patlama yaşadığını da gözler önüne seriyor. 2024 yılının Ocak ayında 66 milyon 518 bin 572 lira seviyesinde olan toplam hacim, aynı yılın Aralık ayında 3 milyar 939 milyon 221 bin 427 liraya tırmandı. Bu şaşırtıcı artış, özellikle son çeyrekte bu karanlık ağın nasıl bir ivme kazandığını ve finansal sistem üzerindeki potansiyel tehdidin nasıl büyüdüğünü kanıtlıyor. Bu tarz devasa ve açıklanamayan para hareketleri, ulusal ekonominin sağlığı ve vergi gelirleri üzerinde ciddi riskler oluştururken, haksız kazanç sağlayanların cebini şişiriyor.

Şüpheli İşlemlerin Coğrafyası ve Firmaların Rolü

Üye işyerlerine göre dağılıma bakıldığında, işlem hacminin en yüksek olduğu firmalar dikkat çekiyor: Hasan Boz’a ait Kabile Tekstil 10 milyar 159 milyon 839 bin 312 lira ile başı çekerken, Mehmet Ferah Dağ ve Abdulcelil Dağ’a ait Dağlar Group Kargo 8 milyar 566 milyon 937 bin 655 lira, Kahraman Elçiboğa’ya ait Kahraman Elçiboğa Kuyumculuk ise 7 milyar 987 milyon 190 bin 228 liralık işlem hacmine ulaştı. Bu isimler ve şirketler, finansal ağın kilit oyuncuları olarak karşımıza çıkıyor.

İncelenen 593 bin 356 işlem kaydında, şüpheli şirketlerin çok sayıda farklı ülke menşeli kart üzerinden işlem gerçekleştirdiği belirlendi. İşlemlerin yoğunlaştığı ülkeler arasında Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, ABD (39 bin 159 işlem), Libya (337 bin 816 işlem), Irak (22 bin 755 işlem) ve Tunus (4 bin 866 işlem) gibi ülkeler yer alıyor. Ancak daha da düşündürücü olanı, tam 293 bin 830 işlemde kartın hangi ülkeye ait olduğuna dair bilginin bulunamaması. Bu durum, şebekenin uluslararası niteliğini ve iz sürmeyi zorlaştırmak için kullanılan karmaşık yöntemleri açıkça gösteriyor.

Gece Yarısı Dansı: POS Tefeciliği Nasıl İşliyor ve Kimleri Vuruyor?

Rapor, bu bulguların, ilgili firmalara ait POS cihazlarının yabancı kartlarla geniş bir coğrafyada kullanıldığını kanıtladığını belirtiyor. Ancak asıl tehlikeli tespit, toplam 8 milyar 417 milyon 948 bin 727 lira tutarındaki 95 bin 226 işlemin büyük bölümünün benzer tutarlarda ve en önemlisi, saat 22.00 ile 08.00 arasında gerçekleştirilmesi. Yani, dükkanların kapalı olduğu, sıradan ticaretin durduğu saatlerde, milyarlarca liralık ‘gölge işlemler’ yapılmış. Bu durum, organize bir yapının iş başında olduğunu, işlemlerin gerçekte mal veya hizmet satışına dayanmadığını adeta haykırıyor.

Veriler bir araya getirildiğinde, gece ve sabah erken saatlerde yapılan bu yüksek tutarlı ve tekrarlayan POS işlemlerinin ardında, kart hamillerine komisyon karşılığı nakit temin edildiği değerlendirmesi yapıldı. Bu sinsi faaliyet, Türk hukukunda ‘POS tefeciliği’ suçunu oluşturuyor. Kısacası, POS cihazları aracılığıyla kart sahiplerine faiz veya komisyon karşılığında para sağlanarak, bankacılık sisteminin dışından bir ‘gölge kredi’ piyasası oluşturuluyor. Bu durum, hem haksız kazanç sağlıyor, hem vergi kaybına yol açıyor, hem de dürüst esnafın ve vatandaşın hakkını gasp ediyor. Devletin ve vatandaşın zararına işleyen bu karanlık ağın tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması, finansal adalet için kritik bir adım.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir