İstanbul Bakırköy’e bağlı Şenlikköy Mahallesi’nde, üst düzey güvenlik önlemleriyle korunan bir sitede film senaryolarını aratmayan bir hırsızlık olayı gerçekleşti. Döviz bürosu işletmecisi Bilal Durmaz’ın iddiasına göre, sitenin otoparkında park halindeki iki aracın bagajında bulunan toplam 30 milyon dolar, kimliği belirsiz kişilerce çalındı. Olay, hem çalınan miktarın büyüklüğü hem de paraların saklanma yöntemi açısından emniyet birimlerini harekete geçirdi.
Lüks Sitedeki Güvenlik Zafiyeti ve 15 Dakikalık Vurgun
11 Şubat tarihinde meydana gelen olayda, sahte plaka kullandığı belirlenen bir araçla siteye giren dört şüpheli, doğrudan otopark katına yöneldi. Yaklaşık 15 dakika süren operasyon sırasında, Bilal Durmaz’a ait iki lüks aracın camlarını ve bagaj kilitlerini kıran şüpheliler, 10 çuval içerisine yerleştirilmiş banknotları kendi araçlarına yükleyerek kayıplara karıştı. Çalınan paraların toplam ağırlığının 300 kilogramı bulduğu belirtilirken, sitenin 24 saat özel güvenlik ve kamera sistemleriyle korunmasına rağmen hırsızların bu denli rahat hareket etmesi soru işaretlerine yol açtı.
Gece saatlerinde araçlarının yanına inen Bilal Durmaz, camların kırık olduğunu ve çuvalların yerinde olmadığını fark edince durumu derhal emniyet güçlerine bildirdi. Olay yerine gelen olay yeri inceleme ekipleri, araçlar ve çevresinde parmak izi çalışması yaparken, hırsızların kaçış güzergahındaki tüm kameralar inceleme altına alındı.
Paraların Kaynağı ve Soruşturmanın Derinleşen Boyutu
Polis ekipleri tarafından yürütülen geniş çaplı soruşturmada, mağdur Bilal Durmaz’ın kimliği önemli bir detay olarak kayıtlara geçti. Durmaz’ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik hazırlanan bir yolsuzluk iddianamesinde ismi “emanetçi” olarak geçen ve Taç Döviz’in sahibi olan Atilla Durmaz’ın oğlu olduğu tespit edildi. Bilal Durmaz, emniyette verdiği ifadede, iş yerini taşıma sürecinde olduğu için paraları bir aydır araçların bagajında beklettiğini dile getirdi.
Milyonlarca doları neden bankada değil de otomobil bagajında tuttuğuna dair soruları yanıtlayan Durmaz, ticari faaliyetleri gereği banka işlemlerinin “zahmetli” olduğunu, bu nedenle 30 milyon doları nakit olarak muhafaza etmeyi tercih ettiğini belirtti. 100 dolarlık banknotlardan oluşan bu devasa nakit kütlesinin fiziksel hacmi ve hırsızlık anındaki hız, şüphelilerin önceden bilgi sahibi olma ihtimalini güçlendiriyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, olayın bir “içeriden bilgi sızdırma” vakası olup olmadığını araştırırken, firari dört şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.






