Adalet Sistemi Tozlu Rafları İndiriyor
Yıllardır çözülememiş, karanlıkta kalmış dosyalar ve cevabı bekleyen sorular nihayet gün yüzüne çıkıyor. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasıyla birlikte Türkiye genelinde büyük bir temizlik ve inceleme süreci başlatıldı. Bu adım sadece bir hukuk operasyonu değil, aynı zamanda toplumun vicdanını rahatlatacak, adalete olan güveni pekiştirecek çok kritik bir gelişme. 75 ilde eş zamanlı olarak başlatılan analiz süreci, maktul yakınları için yıllardır sönmeyen bir umut ışığı haline geldi.
75 İlde 638 Dosya Mercek Altında
Yapılan ilk tespitlere göre ülke genelinde tam 75 ilde toplam 638 dosya yeniden incelenmeye alındı. Bu dosyaların içinde 693 maktulün olduğu belirtiliyor. Özellikle kadın ve çocuk cinayetleri üzerindeki hassasiyet en üst seviyeye çıkarıldı. Kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturması gibi kritik olaylar, kurulan yeni birimin kapasitesiyle en baştan ele alınıyor. Başsavcılıklarla kurulan sıkı koordinasyon sayesinde, geçmişte gözden kaçan veya o günkü teknolojiyle tespit edilemeyen delillerin peşine düşülüyor. Bu süreçte modern kriminal tekniklerin ve DNA analizlerinin daha etkin kullanılması hedefleniyor.
Diyarbakır’da 22 Yıllık Gizemler Çözülüyor
Eski dosyaların en yoğun olduğu illerden biri olan Diyarbakır’da hummalı bir çalışma yürütülüyor. Bir başsavcı vekili ve bir savcının liderliğinde kurulan özel heyet, ilçeler de dahil olmak üzere kent genelinde şu ana kadar 70 dosya belirledi. İşin en çarpıcı tarafı ise, incelenen dosyaların 2002 yılına kadar uzanması. Delil yetersizliği veya o dönemdeki kasıtlı delil karartmaları nedeniyle faili meçhul kalmış bu dosyalar, günümüzün teknik imkanlarıyla yeniden analiz ediliyor. Hedef, on yıllar geçmiş olsa bile suçlunun adalet önüne çıkarılması ve adaletin tecelli etmesidir.
Acılı Aileler İçin Yeni Bir Başlangıç
Adalet Bakanlığı’nın bu kararlı tutumu, sadece kağıt üzerinde kalmıyor. Bakan Akın Gürlek, 26 yıl önce hayatını kaybeden Çağla Tuğaltay ve 2024 yılında Van’da trajik şekilde aramızdan ayrılan Rojin Kabaiş’in aileleriyle bir araya gelerek devletin bu konudaki kararlılığını bizzat iletti. Ailelerin gözyaşlarını dindirmek ve failleri bulmak adına atılan bu adımlar, benzer durumdaki binlerce aileye yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Uzmanlar, bu tür faili meçhul dosyaların aydınlatılmasının, suç işlemeye meyilli kişiler üzerinde ciddi bir caydırıcı etki yaratacağını ve toplumsal güvenliğin tesis edilmesinde hayati bir rol oynayacağını vurguluyor. Artık hiçbir dosya ‘kapanmış’ kabul edilmiyor, her ipucu sonuna kadar takip ediliyor.






