MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Eyüpsultan’da Kan Donduran Vahşet: Eşini Çocuklarının Önünde Katletti

İstanbul’un huzurlu semtlerinden biri olan Eyüpsultan, gece yarısı İslambey Mahallesi’nden yükselen feryatlarla sarsıldı. 30 yıllık meslek hayatımda pek çok trajik olaya tanıklık etmiş bir gazeteci olarak, bu vakanın sadece bir asayiş haberi değil, toplumsal bir cinnetin ve parçalanan bir geleceğin vesikası olduğunu söyleyebilirim. Sokullu Mehmet Caddesi üzerindeki dört katlı bir binanın üçüncü katında yaşananlar, insan ruhunun karanlık dehlizlerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeni Başlangıç Kanlı Bir Sonla Bitti

Kıyasettin Ş. ve Filiz Ş. çifti, hayatlarında yeni bir sayfa açmak amacıyla söz konusu adrese sadece iki gün önce taşınmışlardı. Ancak bu yeni başlangıç, henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışmanın şiddet sarmalına dönüşmesiyle bir trajediye evrildi. Gece saat 01.00 sularında başlayan sözlü münakaşa, kısa sürede bıçaklı saldırıya dönüştü. En acı verici detay ise, tüm bu şiddetin yaşları 12’den küçük olan üç masum çocuğun gözleri önünde cereyan etmesidir. Fail Kıyasettin Ş., hayat arkadaşını defalarca bıçaklayarak çocuklarının annesini hayattan kopardı.

Tanıkların İfadeleri ve Soğukkanlı Bir Firar

Olayın hemen ardından mahalle sakinlerinin tanıklıkları, vakanın dehşetini daha da artırıyor. Komşular, daireden önce yüksek sesli tartışmalar, ardından kısa bir sessizlik ve sonrasında çocuklardan birinin balkona çıkarak attığı o çaresiz yardım çığlıklarını işittiklerini belirtiyorlar. Görgü tanığı Mehmet Aydın’ın aktardığına göre; zanlı cinayeti işledikten sonra binadan son derece soğukkanlı bir şekilde ayrılmış, hatta ev sahibini arayarak işlediği suçu itiraf edip polise teslim olacağını söylemiştir. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler de bu ürpertici sükuneti doğrular niteliktedir.

Toplumsal Travma ve Çocukların Geleceği

Uzman görüşlerine göre, bu tür vakalar sadece bir kadının yaşam hakkının elinden alınması değil, aynı zamanda olaya tanık olan çocukların ruhsal dünyasında ömür boyu kapanmayacak yaralar açılması anlamına geliyor. Kriminologlar, failin olay sonrası sergilediği ‘soğukkanlı’ tavrın, şiddetin kanıksanmış bir davranış biçimi haline geldiğinin göstergesi olduğunu vurguluyor. Olay yerindeki incelemelerin ardından maktul Filiz Ş.’nin cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, devlet korumasına alınan üç çocuğun rehabilitasyon süreci ise en az adli süreç kadar kritik bir öneme sahip.

Türkiye’nin kanayan yarası olan kadın cinayetlerine eklenen bu son halka, toplumsal şiddetle mücadelede yasaların ötesinde topyekun bir zihniyet değişimine ihtiyacımız olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Gözaltındaki Kıyasettin Ş.’nin emniyetteki sorgusu sürerken, adalet mekanizmasının bu vahşete vereceği yanıt kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir