Eskişehir’deki Cinayet Davasında Sanığın Akıl Sağlığı Raporu Bekleniyor
Eskişehir’in Çifteler ilçesinde gerçekleştirilen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan darp olayına ilişkin davanın yargılama süreci devam ediyor. Eskişehir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, dini inançlar ve büyü iddiaları öne sürülerek gerçekleştirilen eyleme dair sanık Y.N.’nin cezai ehliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan gelecek rapor bekleniyor.
“Büyüyü Bozmak İçin Çarptım, Ölmeyince Demir Boruyla Vurdum”
Eskişehir Adliyesi’nde görülen davanın ilk celsesinde ifade veren tutuklu sanık Y.N., maktul A.Ç.’nin kendisine yönelik büyü faaliyetlerinde bulunduğunu iddia etti. Büyü nedeniyle kendi hayvanlarının zarar gördüğünü savunan sanık, duruşmadaki savunmasında şu ifadelere yer verdi: “A.Ç.’nin bana büyü yaptığını düşünüyordum. Koyunların gözleri şişiyor, köpekler birbirine saldırıyordu. Olayın yaşandığı gün babama ait olan araçla gezmeye çıkmıştım. Tarlaya doğru ilerlerken yolda A.Ç. ile karşılaştım. Aracı üzerine doğru sürerken, üzerimdeki büyünün bozulması amacıyla dua ettim. Otomobilin sol tarafıyla kendisine çarptım. Çarpmanın etkisiyle ön kaputun üzerine düştü ve bu şekilde yaklaşık 30-40 metre boyunca yol aldım. Daha sonra düştüğü yerden bana hakaret edince yanına giderek yumruk attım. Araca geri dönüp bagajda bulunan demir boruyu aldım. Hayatta olduğunu görünce öldürmek amacıyla kafasına vurdum. Bana cinleri musallat ettiği için kendisinin yanından geçerken ürperiyordum. Daha önce kendisini birkaç kez uyarmıştım, bunun dışında aramızda herhangi bir husumet veya tartışma yaşanmamıştı.”
Şüpheli Afyonkarahisar’da Yakalanmıştı
Olayın ardından olay yerinden kaçış gerçekleştiren Y.N.’nin kullandığı otomobil, Sivrihisar ilçesi yakınlarında devrilmiş vaziyette tespit edilmişti. Güvenlik güçlerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde şüpheli, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki bir aşevinde yakalanarak adli makamlara sevk edilmiş ve tutuklanmıştı. Mahkeme heyeti, sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığının saptanması amacıyla Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Geride Kalan Ailenin Hayat Mücadelesi
Yaşanan feci olayın ardından eşini kaybeden F.Ç., ailesinin geçimini sağlamak için yoğun bir çaba sarf ediyor. Eşinin yeni satın aldığı traktörü dahi kullanamadan vefat ettiğini belirten F.Ç., lise eğitimini sürdüren 17 yaşındaki ikiz oğulları ile yaşlı kayınvalidesinin bakımını tek başına üstlenmek zorunda kaldığını anlattı. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep eden F.Ç., sanığın mahkemedeki büyü iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve cezadan kaçmak amacıyla uydurulduğunu iddia etti.
“Senin Bugün Burada Ölmen Lazım Diyerek Başına Vurmuş”
Olay anına ilişkin tanıklıkları aktaran F.Ç., eşinin hayvanları otlatmaya gittiği sırada bir tanıdıklarının uyarısıyla durumdan haberdar olduklarını belirtti. Olay yerine ulaştıklarında kendisinin yaklaştırılmadığını ifade eden F.Ç., süreci şu sözlerle aktardı: “Oğlum M.Ç. kalabalığın arasından sıyrılarak babasının yanına ulaşmış. Babasına olayı kimin yaptığını sorduğunda ‘Bana bunu Y.N. yaptı’ cevabını almış. Eşim, sanığın aracı üzerine sürdüğü sırada sileceklerden tutunmaya çalışmış ancak tamponun önünde metrelerce sürüklenmiş. Araba durduğunda eşim ‘Bana ne yapmaya çalışıyorsun?’ diye sorduğunda, sanık ‘Senin bugün burada ölmen lazım’ diyerek bagajdan aldığı demir boru anahtarını ve levyeyi kullanarak eşimin kafasına vurmuş ve ardından kaçmış.” F.Ç., eşinin vefatıyla evlerine büyük bir ateş düştüğünü belirterek tek başına hem çobanlık hem ev işleri hem de çocuklarının bakımıyla ilgilenmek zorunda kaldığını dile getirdi.
“Babam Meranın Göbeğinde Yatıyordu”
Olay sonrası babasıyla konuşan 17 yaşındaki M.Ç., babasını geniş bir merada ağır yaralı halde bulduğunu belirtti. Babasının bilincinin son ana kadar açık olduğunu ifade eden M.Ç., “Babam meranın tam ortasında, uzun otların arasında yatıyordu. Kendisine bunu kimin yaptığını sorduğumda Y.N.’nin yaptığını söyledi. Babamın bilinci yerindeydi, benden T.C. kimlik numarasını doğruladı, ev adresimizi doğru şekilde söyledi. Tarım ve hayvancılık işlerinde çok zorlanıyoruz. Hafta sonları sürekli çalışmak zorunda kalıyoruz ve derslerimizden geri kalıyoruz. Yetkililerden adalet istiyoruz” dedi. M.Ç., gelecekte polis olmayı hedeflediğini de sözlerine ekledi.
“Son Sözlerinde Faili Teşhis Etti”
Yaşamını yitiren A.Ç.’nin 75 yaşındaki annesi A.Ç. ise oğlunu kanlar içinde bulduğunu belirterek, “Yanına ulaştığımda oğlum sırtüstü yatıyordu ve yüzü kanlar içindeydi. Bana olayı Tuncay’ın oğlunun yaptığını söyledi. Ambulansa binerken ayaklarının kırık olduğunu ve başının demirle darp edildiğini anlattı. Hak ve adaletin yerini bulmasını istiyorum” diyerek acısını dile getirdi.
Kaynak: Hürriyet






