MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9335 ▲ %0,06
EURO 53,5171 ▲ %0,15
ALTIN 6.648,59 ▲ %0,44

Esenköy’de Komşu Dehşeti: Bebek ve Babasına Skuterlı Saldırı

Yalova’nın huzur dolu sahil beldesi Çınarcık’a bağlı Esenköy’de, yaklaşık bir yıl önce yeni bir başlangıç yapmak umuduyla taşınan 4 çocuklu Baca ailesinin hikayesi, komşularıyla yaşadıkları derin bir husumet nedeniyle trajediye dönüştü. Sosyo-ekonomik yapısı genellikle yazlıkçılar ve sakin yaşamı tercih eden ailelerden oluşan bu bölgede, basit bir ‘gürültü’ tartışmasıyla başlayan gerginlik, 20 Şubat tarihinde kan donduran bir saldırıyla sonuçlandı. Komşuluk hukukunun yerini öfkeye bıraktığı o anlarda, sadece bir baba değil, henüz hayata gözlerini yeni açmış **14 aylık İkra Medine** bebek de hedef alındı.

Olay günü jandarma ekiplerine ihbarda bulunan Muhammet Baca, evinin önünde komşularıyla yaşadığı sözlü tartışmanın ardından fiziksel şiddete maruz kaldı. Kucağındaki minik yavrusunu korumaya çalışırken, Şener Ergin isimli şahsın bir çocuk skuter’ını silah olarak kullanarak gerçekleştirdiği acımasız hamlesiyle sarsıldı. Jandarma ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle sonlandırılan kavgada, babanın burnu kırılırken, talihsiz İkra bebeğin kafatası ciddi darbeler aldı. Bu durum, toplumsal barışın en küçük birimi olan mahalle kültürünün nasıl büyük bir şiddet sarmalına dönüşebileceğinin acı bir örneği oldu.

Hukuki Boyut: Skuter Neden Silah Sayıldı?

Hazırlanan iddianamede yer alan en çarpıcı detay, saldırıda kullanılan çocuk skuter’ının Türk Ceza Kanunu kapsamında **silah** olarak nitelendirilmesi oldu. Türkiye’deki yargı pratiğinde, saldırı amacıyla kullanılan, yaralamaya elverişli her türlü nesne (baston, skuter, taş vb.) silah kapsamına alınabilmektedir. Bu hukuki değerlendirme, failin alacağı cezanın ‘nitelikli yaralama’ suçundan artırılmasında kilit rol oynamaktadır. Savcılık, failin olay yerinde bir bebeğin bulunduğunu fark etmemesinin ‘hayatın olağan akışına aykırı’ olduğunu belirterek, sanık hakkında toplamda **12 yıldan 36 yıla kadar** hapis cezası talep etti.

Adli Tıp Raporu ve Tıbbi Süreçlerin Vahameti

Hastaneye kaldırılan İkra bebeğin sağlık durumuyla ilgili hazırlanan **Adli Tıp Raporu**, yaşanan şiddetin boyutlarını bilimsel bir gerçeklikle ortaya koydu. Raporda, 14 aylık bebeğin kafatasında oluşan çatlakların hayati fonksiyonları ağır derecede etkilediği ve yaralanmanın **hayati tehlike** arz ettiği resmen belgelendi. Tıbbi süreçlerde, bebeklerin kafatası yapısının henüz tam kemikleşmemiş olması, bu tür travmatik darbelerin kalıcı hasarlar bırakma riskini artırmaktadır. Türkiye’de bu tür ağır yaralanmalı vakalarda yargı süreci, Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek kati raporlar üzerinden şekillenmekte ve mağdurun hayati tehlikesinin bulunması, ceza alt sınırını en üst seviyeye taşımaktadır.

Esenköy’ün sakin sokaklarında yankılanan bu acı olay, sadece bir adli vaka değil, aynı zamanda toplumsal şiddetin ulaştığı boyutu gösteren derin bir yaradır. Bir ailenin huzur arayışının yerini hastane koridorları ve mahkeme salonlarının alması, komşuluk ilişkilerinin ne denli hassas bir zeminde olduğunu hatırlatmaktadır. Şimdi tüm gözler, minik İkra’nın sağlığına kavuşacağı ve adaletin tecelli edeceği güne çevrilmiş durumda.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir