Türkiye’nin Afrika Kıtası ile son yirmi yılda ivme kazanan stratejik ortaklık vizyonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Addis Ababa ziyaretiyle yeni bir derinlik kazandı. Resmî temaslarını tamamlayarak Etiyopya’dan ayrılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Addis Ababa Bole Uluslararası Havalimanı’nda Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed tarafından bizzat uğurlandı. Bu üst düzey uğurlama törenine Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ve diğer üst düzey diplomatik yetkililer de eşlik etti. Ziyaretin son aşamasındaki bu protokol yoğunluğu, Ankara ile Addis Ababa arasındaki ilişkilerin sadece ekonomik değil, aynı zamanda kişisel ve diplomatik güven zemininde yükseldiğinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Afrika ile Güçlenen Bağlar: Diplomatik Mesajların Ötesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed tarafından onuruna verilen akşam yemeğine katılması, ziyaretin en kritik duraklarından biriydi. Addis Ababa Uluslararası Kongre Merkezi’nde gerçekleşen bu buluşma, bölgedeki jeopolitik dengeler açısından büyük önem taşıyor. Kongre Merkezi’ne giriş yaparken ellerinde Türk bayrakları taşıyan çocukların sevgi gösterileriyle karşılaşan Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki ‘yumuşak güç’ (soft power) etkisini bir kez daha tescillemiş oldu. Uzmanlara göre, bu tür samimi görüntüler, Türkiye’nin Afrika’daki varlığının sadece devlet düzeyinde değil, halk nezdinde de kabul gördüğünün en net kanıtı. Etiyopya’nın, Afrika Birliği’nin merkezi olması hasebiyle seçilen bu rota, Türkiye’nin tüm kıtaya yönelik mesajlarını bu stratejik başkent üzerinden iletmesine olanak sağlıyor.
Bölgesel İstikrar ve Ekonomik Ortaklık Vizyonu
Ziyaretin perde arkasında, savunma sanayiinden altyapı projelerine, tarımdan enerjiye kadar geniş bir yelpazede stratejik iş birlikleri yer alıyor. Siyasi gözlemciler, Türkiye’nin Etiyopya ile olan ilişkilerini güçlendirmesinin, Doğu Afrika’daki bölgesel barış çabalarına da doğrudan katkı sunacağını öngörüyor. Özellikle son yıllarda Etiyopya’da yaşanan iç dinamikler ve bölgesel gerilimler düşünüldüğünde, Türkiye’nin arabulucu ve dengeleyici bir aktör olarak sahada olması, bölge refahı için kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyetin bu ayrılışı, aslında yeni bir iş birliği döneminin başlangıcı niteliğinde. Türkiye’nin ‘Kazan-Kazan’ ilkesine dayalı Afrika açılımı, Addis Ababa’daki bu samimi uğurlama ile bir kez daha tescillenmiş oldu. Önümüzdeki süreçte, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artması ve karşılıklı yatırımların hız kazanması bekleniyor.






