Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Emek Sofrası Buluşması İftar Programı’ kapsamında yaptığı konuşmada, hem küresel insani krizlere hem de Türkiye’nin çalışma hayatındaki dönüşümüne dair hayati açıklamalarda bulundu. İşçilerle bir araya geldiği bu anlamlı sofrada, Gazze’deki zulmün altını çizen Erdoğan, Türkiye’nin emekçiye bakış açısını ‘devrim’ niteliğindeki adımlarla özetledi.
Gazze’de İnsani Dram ve Direnişin Simgesi
Dünyanın gözü önünde devam eden çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin tüm diplomatik çabalarına rağmen İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria üzerindeki baskısını artırdığını vurguladı. 11 Ekim’den bu yana şehit olan 615 Filistinli ve binlerce yaralı üzerinden bölgedeki ağır tabloyu çizen Erdoğan, Gazzeli Müslümanların zor şartlar altındaki vakur duruşunun tüm dünyaya örnek olduğunu belirtti. Yaklaşık 365 kilometrekarelik dar bir alanda, dünyanın en yoğun nüfuslu yerlerinden biri olan Gazze Şeridi’nde yaşanan bu trajedi, uluslararası hukukun ve insancıl hukukun açık ihlali olarak değerlendiriliyor. Adli süreçler açısından bakıldığında, savaş suçlarının belgelenmesi ve uluslararası ceza mahkemelerine taşınması, Türkiye’nin de içinde bulunduğu birçok ülke tarafından yakından takip edilen hukuki bir prosedürdür.
Çalışma Hayatında Güçlü Reform Dönemi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılından bu yana çalışma barışını sağlamak adına atılan adımları ‘sessiz devrim’ olarak nitelendirdi. 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun hayata geçirilmesi ve sendikal hakların genişletilmesi gibi unsurların altını çizdi. Türkiye’de 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, modern çalışma standartlarını belirleyen temel sütunlardır. Bu yasalar, iş kazalarının önlenmesi ve çalışanın bedensel bütünlüğünün korunması amacıyla ağır idari ve cezai yaptırımlar öngörmektedir.
Erdoğan ayrıca, kamudaki başörtüsü yasağının kaldırılması ve dini özgürlüklerin çalışma hayatına entegre edilmesiyle ilgili eleştirilere sert tepki gösterdi. Laiklik kavramının milletin inanç değerlerine karşı bir kalkan olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı, emeğin istismar edilmesine asla göz yummadıklarını ifade etti. Sosyal devlet ilkesi gereği; emekli ikramiyeleri, banka promosyonları ve enflasyon farkı düzenlemeleri gibi uygulamaların, toplumsal refahın tabana yayılması için stratejik hamleler olduğu kaydedildi. Bu süreçler, Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal güvenlik sisteminde sürdürülebilirliği ve toplumsal barışı hedefleyen adli ve idari reformların bir yansımasıdır.






