Fikirlerinizi Korumazsanız Cebiniz Delinir
Bugün 26 Nisan Dünya Fikri Mülkiyet Günü. Kulağa çok teknik, çok ‘yukarıdan’ bir tabir gibi geliyor değil mi? Ama aslında olay doğrudan sizin cebinizle, alın terinizle ilgili. Bir fikir üretiyorsunuz, bir tasarım yapıyorsunuz ya da bir şarkı besteliyorsunuz; sonra bir bakıyorsunuz başkası sizin üzerinizden parayı vurmuş, emeğinizi hiçe saymış. İşte fikri mülkiyet dediğimiz o devasa mekanizma, o emeğin üzerine kimsenin ‘çökmemesi’ için var olan en büyük hukuk kalkanımızdır. Eğer bu kalkan zayıflarsa, sadece sanatçı değil, bütün bir ekonomi zarar görür.
Sadece Sanat Değil, Milyar Dolarlık Bir Çark
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bugün yayınladığı yazılı açıklamada bu hayati konunun altını kalın harflerle çizdi. Bu yılın özel teması ‘Fikri Mülkiyet ve Spor’ olarak belirlendi. Spor dediğimizde aklınıza sadece sahada top koşturan 22 kişi gelmesin. O müsabakaların ekranlara taşınmasından tutun, izlediğiniz spor belgesellerine, taraftar deneyimini zenginleştiren mobil uygulamalardan stadyum tasarımlarına kadar her şey bu hakların koruması altında. Bakan Ersoy’un da belirttiği gibi, her türlü özgün üretim, telif haklarının ve fikri mülkiyetin konusudur. Bu haklar korunmadığında spor kulüpleri batar, teknoloji şirketleri AR-GE yapamaz hale gelir ve nihayetinde fatura yine vatandaşa çıkar.
Kopyala-Yapıştır Kültürü Ülkeyi Fakirleştirir
Bakan Ersoy’un mesajındaki en kritik vurgu ise teknoloji çağında bu hakların ülkelerin geleceği için vazgeçilmez bir unsur haline gelmiş olmasıdır. Artık sadece petrolü olan değil, fikri olan, patent alan, markasını dünyaya kabul ettiren ülkeler zenginleşiyor. Yazılım üreten bir gencin kodlarını koruyamadığı, bir tasarımcının çizimlerinin fütursuzca çalındığı bir iklimde katma değerli üretimden bahsedemeyiz. Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için fikri mülkiyet, sadece bir kutlama günü değil, bir varoluş mücadelesidir. Bakanlık bu alandaki kazanımları koruma ve geliştirme noktasında kararlılığını sürdürüyor; çünkü biliyorlar ki, mülkiyet hakkı olmayan yerde sermaye de fikir de durmaz, kaçar gider.
Vatandaşın Cebine Yansıması Nedir?
Peki, sabahtan akşama kadar geçim derdiyle uğraşan vatandaş için bu ne ifade ediyor? Çok basit: Kalite ve güven. Bir ürünün sahtesini almak ya da korsan içeriğe yönelmek, aslında kendi geleceğimizden, çocuklarımızın iş bulacağı o yeni sektörlerden çalmaktır. Bilimin, kültürün ve sanatın ışığında yarınları inşa etmek istiyorsak, eser sahibinin hakkını teslim etmek zorundayız. Bakan Ersoy’un da kutladığı bu özel günde, aslında hepimize düşen görev, fikre ve emeğe saygı duymaktır. Unutmayın, korunan her fikir yeni bir yatırım, her yeni yatırım ise yeni bir iş kapısı demektir. Kendi emeğinizin çalınmasını istemiyorsanız, başkasının fikrini de koruyan bir düzene destek vermelisiniz.






