MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9711 ▲ %0,00
EURO 53,6073 ▲ %0,47
ALTIN 6.630,24 ▲ %1,16

Eğitim Merkezinde İhmal Zinciri: Otizmli Mehmet’in Dinmeyen Acısı

İhmalin Saklanan Yüzü: ‘Rahatsızlandı’ Denilerek Eve Gönderildi

Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşayan Ay ailesinin dünyası, henüz 6 aylıkken otizm teşhisi konulan oğulları Mehmet’in eğitimi için başladıkları süreçte büyük bir sarsıntı yaşadı. Yıllardır özel eğitim alarak hayata tutunmaya ve sosyal beceriler kazanmaya çalışan Mehmet, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında her zamanki gibi okul servisine bindi. Ancak o gün, sadece sıradan bir eğitim günü değil, ailenin aylar sürecek bir hukuk mücadelesine ve evlatlarının yaşadığı büyük bir acıya dönüşecek ihmaller zincirinin başlangıcıydı.

Tıbbi Gecikme ve Kalça Kırığı Gerçeği

Okul yetkilileri, olaydan yaklaşık iki saat sonra aileyi arayarak Mehmet’in aniden rahatsızlandığını iddia etti. Hatta küçük çocuğun yürüyemeyecek durumda olduğu belirtilerek, babası Uğur Ay’dan onu araçtan kucağında teslim alması istendi. Baba Ay’ın durumdan şüphelenip hastaneye götürdüğü Mehmet için kurum yönetimi ısrarla ‘herhangi bir düşme olayı yaşanmadığını’ savundu. Oysa tıp dünyasında kalça kırığı gibi ciddi travmalar, özellikle ağrı eşiği farklı olabilen ve iletişim kurmakta zorlanan otizmli bireylerde hayati risk taşır. İlk muayenede bir bulguya rastlanmayıp taburcu edilen Mehmet’in ağrıları dinmeyince, dört gün sonra çekilen röntgen acı gerçeği ortaya çıkardı: Mehmet’in kalçası kırıktı. Hemen ameliyata alınan küçük çocuğun kalçasına dört adet vida takıldı. Tıbbi açıdan, kalça kırığı olan bir hastanın zorla yürütülmesi veya yanlış taşınması, kemik dokusunun ve çevredeki damarların geri dönülemez şekilde zarar görmesine neden olabilir.

7 Ay Sonra Ortaya Çıkan Şok Görüntüler

Ailenin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, gerçekler ancak yedi ay sonra güvenlik kamerası görüntüleriyle gün yüzüne çıktı. Görüntülerde Mehmet’in öğretmeniyle merdiven çıkarken dengesini kaybedip sert bir şekilde zemine düştüğü açıkça görülüyordu. En acı verici detay ise, hemen yanında bir tekerlekli sandalye bulunmasına rağmen Mehmet’in o haliyle, kırık bacağı üzerinde yürütülmeye devam edilmesiydi. Sağlık uzmanları, bu tür düşme vakalarında ‘ilk yardımın’ altın kural olduğunu, hastanın asla yerinden oynatılmadan profesyonel ekiplerin beklenmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Mehmet’in durumunda ise bu kuralın tam tersi uygulanarak travma şiddetlendirilmişti.

Kalıcı Hasarlar ve Psikolojik Travma

Ameliyat sonrası bir ay hastanede, aylar boyunca da yatakta kalarak iyileşmeye çalışan Mehmet, şimdi hem fiziksel hem de ruhsal bir mücadele veriyor. Baba Uğur Ay, oğlunun artık aksayarak yürüdüğünü, çabuk yorulduğunu ve yaşam kalitesinin ciddi şekilde düştüğünü ifade ediyor. Ancak fiziksel yaralardan daha derin olanı, Mehmet’in ruhunda açılan delik. Otizmli bireyler için çevre güvenliği ve rutinlerin korunması büyük önem taşır; Mehmet artık okul adını duyduğunda veya bir öğretmen gördüğünde büyük bir korku ve panik yaşıyor. Aile, yaşanan bu ihmaller zincirinin peşini bırakmıyor ve davanın seyri şimdi yargının elinde. Bu trajik olay, özel eğitim kurumlarındaki denetimlerin ve personelin acil durum müdahale yetkinliklerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir