MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9830 ▲ %0,02
EURO 53,4862 ▲ %0,23
ALTIN 6.594,70 ▲ %0,62

Edirne’de Nehirler Çekiliyor: Tarihi Şehirde Selin İzleri Siliniyor

Edirne, Osmanlı’nın Avrupa’ya açılan kadim kapısı, yüzyıllardır Meriç ve Tunca nehirlerinin bereketli ama hırçın sularıyla şekillenmiş bir coğrafyadır. Mimar Sinan’ın eşsiz köprülerinden süzülen bu sular, son günlerde Balkanlar’daki yoğun kar erimeleri ve sağanak yağışların etkisiyle yeniden bir taşkın felaketine dönüştü. Özellikle Bulgaristan‘daki baraj kapaklarının kontrollü olarak açılması, 19 Şubat tarihinde nehir seviyelerinin kritik eşiği aşmasına neden oldu. Bu durum, sadece bir doğa olayı değil, bölgenin nehir havzası olma niteliğinden kaynaklanan coğrafi kaderinin bir yansımasıdır.

Kadim Şehir Edirne’nin Suyla İmtihanı ve Tarihi Miras

Edirne’nin kültürel belleğinde derin bir iz bırakan, her yıl pehlivanların yiğitçe güreştiği Sarayiçi ve Kırkpınar Er Meydanı, Tunca Nehri’nin yatağından taşmasıyla tamamen sular altında kaldı. Tarihi köprülerin ayaklarını döven hırçın sular, şehrin simgesi olan bu alanlara ulaşarak tarım arazilerinden yerleşim yerlerine kadar geniş bir alanı etkiledi. Meriç Nehri ise Bosnaköy civarında taşkınlara sebebiyet vererek, bölgedeki bağ evlerini ve çiftlikleri sularla kuşattı. Edirne, deniz seviyesinden düşük rakımı ve üç nehrin birleşme noktası olması hasebiyle, her kış mevsiminde bu su baskınlarıyla yüzleşmekte; bu durum şehrin mimari ve sosyal yapısını da tarih boyunca etkilemektedir.

AFAD Koordinasyonunda Kurtarma Operasyonu ve Teknik Durum

Taşkın haberinin ardından devletin tüm birimleri teyakkuz haline geçerek bölgeye intikal etti. Sular altında kalan çiftliklerde mahsur kalan hayvanların kurtarılması için geniş çaplı bir seferberlik başlatıldı. AFAD koordinesinde yürütülen profesyonel operasyona; Kırklareli, Sakarya, Bursa, Tekirdağ ve Yalova’dan gelen uzman ekipler destek verdi. Türkiye’de bu tür afet durumlarında uygulanan standart müdahale protokolleri çerçevesinde, mahsur kalan canlılar botlar ve iş makineleri yardımıyla tahliye edilerek güvenli bölgelere nakledildi. Bu tür iller arası yardımlaşma faaliyetleri, ülkemizin afet yönetim kapasitesinin ve toplumsal dayanışma ruhunun ne denli güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan son ölçümlere göre, nehir debilerinde salı gününden itibaren başlayan düşüş eğilimi devam ediyor. Saat 10.00 itibarıyla Tunca Nehri’nin debisi 110 metreküp/saniyeye gerileyerek alarm seviyesi ‘sarı’ya düşürülürken, Meriç Nehri 1062 metreküp/saniye ile halen ‘turuncu’ alarm seviyesini korumaktadır. Türkiye’de nehir debisi izleme sistemleri; sarı, turuncu ve kırmızı kodlarla risk analizini belirler. Kırmızı kod ‘en yüksek risk’ ve ‘acil müdahale’ anlamını taşırken, turuncu kod ‘tehlikeli durumun sürdüğünü ve hazırlıklı olunması gerektiğini’ simgeler. Bölge halkının ve tarım üreticilerinin, sular tamamen yatağına çekilinceye kadar yetkili makamların uyarılarını takip etmesi büyük önem arz etmektedir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir