MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9793 ▲ %0,01
EURO 53,5536 ▲ %0,33
ALTIN 6.619,27 ▲ %0,99

Eczacı Annenin Evlat Acısı: Mahkemeden Şok Karar!

İhanet mi, Kaza mı? Korkunç İddialar

Ankara’da yaşanan ve yürekleri burkan o trajik kaza, bugün adliye koridorlarında yankılanan bir kararla yeniden gündeme geldi. Bir annenin en büyük acısıyla, evlat kaybıyla sınandığı bu olayda, adaletin terazisi beklenen noktada durmadı. Eczacı Büşra Akdoğan’ın, yanında çalışan personeli tarafından uyutularak ölüme sürüklendiği iddiası, uzun süredir hukuk savaşının merkezindeydi. 2020 yılında gerçekleşen o karanlık gün, sadece bir trafik kazasından çok daha fazlasını barındırıyordu.

Büşra Akdoğan, kucağındaki 4 yaşındaki oğlu Ahmet Nazif’i o kazada toprağa verdi. Ancak annenin şüpheleri, kazanın basit bir dikkatsizlik olmadığını söylüyordu. Yanında çalışan kalfa Süleyman Özçelik ve yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan’ın, kendisinin yiyecek ve içeceklerine gizlice ağır nörolojik ilaçlar kattığını iddia etti. İddiaya göre bu ilaçlar, şizofreni tedavisinde kullanılan ve insanın bilincini bulandıran türdendi. Amaç ise eczacı üzerindeki denetimi ortadan kaldırıp iş yerinde usulsüzlük yapmaktı.

Milyonluk Vurgun ve Şizofreni İlacı Detayı

Soruşturma derinleştikçe kan donduran detaylar gün yüzüne çıktı. Hazırlanan iddianamede, kalfaların SGK üzerinden usulsüz ilaç alım satımı yaparak tam 1 milyon 700 bin liralık haksız kazanç sağladıkları öne sürüldü. Bu büyük vurgunu gizlemek için patronları olan eczacı kadını, dikkat dağınıklığı ve uyku hali yapan ağır ilaçlarla uyuşturdukları iddia edildi. Savcılık, bu eylemin sadece bir dolandırıcılık değil, küçük bir çocuğun ölümüne yol açan bir cinayet teşebbüsü olduğunu savunarak ‘olası kastla çocuğu öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi.

Mahkemeden Beklenmedik Beraat Kararı

Ankara 24’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, davanın seyri bir anda değişti. Mahkeme heyeti, sanıkların en ağır suçlamalar olan ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘olası kastla çocuğu öldürmek’ suçlarından delil yetersizliği veya suçun unsurlarının oluşmaması gerekçesiyle beraatlarına hükmetti. Sanıklar sadece ‘hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçundan 5’er yıl hapis ve 40’ar bin lira adli para cezasına çarptırıldı.

Adalet Arayışı ve Kırılan Güven

Bir eczacının, en yakınındaki çalışanlarına güvenerek çıktığı yolda hem işini hem evladını kaybetmesi, iş dünyasındaki güven ilişkisini de derinden sorgulatıyor. Verilen 5 yıllık hapis cezası, yaşanan büyük trajedinin ve kaybedilen bir canın karşısında kamuoyu vicdanında soru işaretleri bıraktı. Büşra Akdoğan’ın hukuk mücadelesinin burada bitmeyeceği ve kararın üst mahkemelere taşınacağı belirtiliyor. Bir annenin adalet çığlığı, bu kararla birlikte yeni bir boyuta evrildi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir