MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9864 ▲ %0,02
EURO 53,5198 ▲ %0,25
ALTIN 6.609,04 ▲ %0,84

“Dul İstemem” Diyen Ev Sahibi, Kiracı Annenin Eşyalarını Sokağa Attı

Vay arkadaş, bu nasıl bir vicdansızlık, nasıl bir akıl tutulması! İstiklal Mahallesi’nden gelen görüntüler, insanın ağzını açık bırakıyor, kan beynine sıçratıyor. Bir kadının, hem de çocuklu bir annenin, tüm eşyaları kapının önüne, sokağın ortasına atılmış. Ev sahibi denen şahıs, resmen kabadayılık yaparak, hukuku hiçe sayarak bir ailenin hayatını altüst etmiş.

Ç.O. isimli bu anne, tam altı yıldır o dairede oturuyormuş. Yaklaşık on yıldır boşanma sürecinde, kendi derdi başından aşkın zaten. Ama gelin görün ki, ev sahibi denen Dursun G., senelerdir bu kadına hayatı zehir etmiş. Kimin hakkı var ya, bir insanı böyle perişan etmeye?

Kiracının Çilesi: Yıllardır Süren İnatlaşma

Mesele, birkaç yıl önce başlamış. Ev sahibi Dursun G., kirayı elden istemiş. Ç.O. ise kanuna uygun davranarak, kontrattaki T.C. kimlik numarasına, PTT aracılığıyla düzenli olarak yatırmış kirasını. Ama ev sahibi ne yapmış? Çekmemiş kirayı! PTT görevlileri bu durumu Ç.O.’ya bildirdiğinde, ev sahibinden gelen cevap tam bir densizlik örneği: “Seni evden çıkarabilmek için almıyoruz!” Pes doğrusu, bu nasıl bir kafa yapısı? Resmen tuzağa düşürmeye çalışmış.

Ç.O. da mağduriyet yaşamak istemediği için, bir komşusundan bulduğu IBAN numarasına, biriken tüm kiraları yatırmış. Her kuruşunu ödemiş, alnının akıyla. Ama bu da ev sahibinin gözünü doyurmamış. Bu kez de farklı bir yola başvurmuş, akla hayale gelmeyecek bir taktikle. Aralıksız emniyetin kapısını aşındırıp, kiracısının evinden ‘ceset kokusu’ geldiğini iddia etmiş! Düşünün bir, evinde çocuklarıyla oturan bir annenin evinden ceset kokusu geldiğini söylemek… İhbarlar üzerine gelen polisler de her seferinde herhangi bir kokuya rastlamadıkları için kapıyı açmayı reddetmişler. Tabi ki reddederler, polis de bu numarayı yutacak değil ya!

Abisinin Vefatı Bile Durduramadı: Gözü Kararan Ev Sahibi

İşte bu gerilim dolu süreç böyle sürüp giderken, Ç.O.’nun hayatında zorlu bir dönem başlamış. Abisini kaybetmiş, kara toprağa vermiş. Bu acıyla başa çıkmak için mecburen memleketine gitmiş, yaklaşık iki ay orada kalmış. Aklınca ev sahibi de bu boşluktan istifade etmeye kalkmış olacak ki, Ç.O. İstanbul’a döndüğünde, evine girememiş. Ne görmüş biliyor musunuz? Hem içerideki hem de dış kapının kilitleri değiştirilmiş!

Komşularının aramasıyla öğrenmiş asıl şoku. Evden eşyalar çıkarılıyormuş! Koşarak apartmanına gittiğinde gördüğü manzara, insanlık adına utanç verici. Bütün eşyaları, hiçbir uyarı yapılmadan, gece yarısı demeden sokağa atılmış! Ç.O. o anları cep telefonuyla kaydederek, bu vicdansızlığın belgesini de oluşturmuş. Bu, sadece bir eşya atma olayı değil, bu bir hak ihlali, bir insanlık ayıbı!

“Evimde Dul İstemem!” Ç.O.’dan Kan Donduran İddialar

Yaşadıklarını anlatan Ç.O.’nun sesi titriyor, öfkesi gözlerinden okunuyor: “Abim vefat etti, apar topar köye gittim. Geldiğimde evime giremedim, kapılar değiştirilmişti. Polisi çağırdım, kapıyı açtılar ama ev sahibi beni içeri sokmadı, tehdit etti, darp etti. Şikayetçi oldum. Sonra bir gecenin bir yarısı eşyalarımı sokağa attı!” Bu nasıl bir cüret, nasıl bir pervasızlık?

Ç.O.’nun iddiaları daha da kan dondurucu. Ev sahibi, kadından 40 bin lira kira istediğini, bunu veremeyeceğini söylediği için de kendisini evden çıkarmak istediğini belirtiyor. Ve o tüyler ürperten cümle: “Bana ‘Evimde dul kadın istemiyorum’ dedi!” Sadece Ç.O. değil, üst komşusu da benzer bir şekilde çıkarılmış, alt komşusunun da eşi yokmuş ve ona da aynısını yapmaya çalışıyormuş. Bu resmen kadın düşmanlığı, ayrımcılık değil de nedir? Üstelik Ç.O. daha önce ev sahibiyle girdiği tam üç kira davasını da kazanmış, en son icra yoluyla açılan davayı bile o kazanmış. Yani hukuk en başından beri Ç.O.’dan yana olmuş.

Hukuki Haklar ve Vatandaşın İsyanı

Burada yaşananlar, sadece Ç.O.’nun kişisel dramı değil, aynı zamanda son dönemde artan ev sahibi-kiracı geriliminin de acı bir örneği. Türkiye genelinde kira fiyatlarının fırlamasıyla birlikte, bu tür keyfi tahliyeler, hukuku hiçe sayan uygulamalar ne yazık ki sıkça karşımıza çıkıyor. Ancak altını çizmek gerekir ki, hiçbir ev sahibi, mahkeme kararı olmadan, tebligat yapmadan kiracının kapısını değiştiremez, eşyasını sokağa atamaz!

Bu durum, Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu’na göre açıkça suçtur. Ç.O. gibi haklı durumda olan kiracıların mutlaka hukuki yollara başvurması, şikayetçi olması gerekiyor. Bu yaşananlar, sokaktaki her vatandaşın başına gelebilecek bir kabus. Yetkililerin bu tür vicdansız ev sahiplerine karşı daha caydırıcı adımlar atması şart. Adalet er ya da geç tecelli edecektir, bu kadının çığlığı duyulmalı ve sorumlular hesap vermeli!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir