8 Yıllık Sır Perdesi Aralanıyor
İzmir’de 2018 yılında bir şantiyede cansız bedeni bulunan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada çok önemli bir eşik aşıldı. İlk etapta kayıtlara ‘intihar’ olarak geçen ancak ailenin ısrarlı hukuk mücadelesiyle cinayet şüphesi güçlenen olayda, aralarında üst düzey emniyet mensupları ve iş insanlarının da bulunduğu 23 kişi tutuklandı. Bu karar, adaletin geç de olsa tecelli edeceğine dair toplumsal inancı pekiştiren tarihi bir adım olarak nitelendiriliyor.
9 İlde Eş Zamanlı Dev Operasyon
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen titiz çalışmalar, jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği devasa bir operasyonla taçlandı. İzmir merkezli İstanbul, Kütahya, Aydın, Samsun, Bursa, Tunceli, Manisa ve Karabük’te düzenlenen eş zamanlı baskınlarda jandarma terörle mücadele ekipleri geniş çaplı aramalar gerçekleştirdi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Yurt dışında olduğu tespit edilen 3 firari şüphelinin yakalanması için de düğmeye basıldı.
Emniyet Müdürleri ve İnşaat Sahipleri Demir Parmaklıklar Arkasında
Soruşturmanın en dikkat çeken yönü ise tutuklanan isimlerin kimlikleri oldu. İlk incelemelerde ihmali veya kastı bulunduğu iddia edilen dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın, Karakol Amiri İsmail Köksal ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar gibi kamu görevlileri cezaevine gönderildi. Bunun yanı sıra, olayın meydana geldiği şantiyenin sahibi olan Tanyer İnşaat firmasının ortakları Mehmet Münir Tanyer ile oğlu Mehmet Taylan Tanyer de tutuklananlar arasında yer alıyor. Şantiyede görevli bekçiler ve kepçe operatörünün de dahil olduğu tüm şüpheliler hakkında ‘kasten öldürme’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamaları bulunuyor.
Adli Tıp Raporu Ezberleri Bozdu
Dorukhan Büyükışık’ın ölümünün ardından hazırlanan detaylı adli tıp raporları, dosyanın seyrini tamamen değiştirmişti. Raporda, genç adamın sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğu, ölümünün bu darbe sonucu gerçekleştiği ve cansız bedeninin daha sonra bulunduğu konuma taşındığına dair çok ciddi bulgular yer alıyordu. Bu somut deliller ışığında genişletilen soruşturma, kamu görevlilerinin delilleri karartma veya süreci yönlendirme iddialarını da beraberinde getirdi. İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleştirilen dosyalar kapsamında yargılamalar titizlikle devam ediyor.






