Diyarbakır’ın hızla gelişen ve modern yüksek katlı binalarıyla bilinen Fırat Mahallesi, geçtiğimiz yıl 5 Haziran tarihinde büyük bir acıyla sarsılmıştı. 13 katlı bir apartmanın elektrik şaft boşluğunda başlayan yangın, sadece bir binayı değil, tüm şehri yasa boğmuştu. Merdiven boşluklarını saniyeler içinde saran yoğun duman, Çavdar ailesinden 36 yaşındaki Bircan Çavdar ile çocukları Yunus Emre, Zeynep ve Elif’in hayatını kaybetmesine neden oldu. Bugün ise bu trajik olayın adli sürecinde yeni bir perde açıldı.
Türkiye’de bu tür büyük can kayıplarının yaşandığı olaylarda, yargı süreci ‘Bilinçli Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçlaması üzerinden yürütülür. Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, toplam 18 sanık hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Adli tıp süreçlerinde dumandan zehirlenme vakaları titizlikle incelenirken, hukuk sistemi bu ihmaller zincirinde sorumluluğu olanların peşini bırakmıyor. Bölgenin demografik yapısı gereği kalabalık ailelerin yaşadığı bu yüksek katlı bloklarda, güvenlik önlemlerinin eksikliği maalesef ağır sonuçlar doğurabiliyor.
Teknik Arıza ve Müdahale Zorlukları Gündemde
Davanın son duruşmasında dinlenen itfaiye personeli F.Y.’nin ifadeleri, o gece yaşanan can pazarını gözler önüne serdi. İtfaiye eri, olay yerine vardıklarında 54 metrelik en yüksek müdahale merdivenine sahip araçta elektronik arıza meydana geldiğini ve bu yüzden o aracın kullanılamadığını itiraf etti. Yüksek katlı binalarda yangın güvenliği, sadece bina içindeki tesisatla değil, aynı zamanda belediye ve itfaiye ekiplerinin teknik ekipmanlarının her an göreve hazır olmasıyla mümkündür. 13 katlı binadaki yangının her kata yayılması, müdahaleyi zorlaştırırken oksijen tüplerinin kapasitesinin de sınırlarını zorlamış.
Adalet İçin İTÜ Raporu Bekleniyor
Mahkeme heyeti, olayın teknik detaylarını ve ihmaller zincirini tam olarak aydınlatabilmek adına İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bilirkişi heyetinden gelecek raporun beklenmesine karar verdi. Türkiye’deki bilirkişi sisteminde, uzman akademisyenler tarafından hazırlanan bu raporlar, davanın seyrini değiştiren en önemli deliller arasında yer alır. Yangın yönetmeliğine uyulup uyulmadığı, elektrik tesisatındaki periyodik bakımların eksikliği ve tahliye sistemlerinin çalışıp çalışmadığı bu raporla netleşecek. Bir sonraki duruşma 4 Haziran tarihine ertelenirken, kamuoyu adaletin tecelli edeceği günü bekliyor. Unutulmamalıdır ki; doğru dürüst denetlenmeyen her elektrik şaftı ve bakımı yapılmayan her yangın merdiveni, benzer facialara davetiye çıkarmaya devam edecektir.






