Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı kırsal Çağlayan Mahallesi, bugünlerde derin bir sessizliğin ve endişeli bir bekleyişin merkezi haline geldi. 8 Şubat tarihinde, Dereboyu mezrasındaki yakınlarını ziyaret etmek amacıyla evinden ayrılan zihinsel engelli Salih Ertaş, aradan geçen günlere rağmen geri dönmedi. Ailesinin kendi imkanlarıyla yürüttüğü ilk çabalar sonuçsuz kalınca, 11 Şubat akşamı durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesiyle bölgede adeta bir seferberlik ilan edildi.
Haberin ulaştığı ilk andan itibaren devletin tüm imkanları Salih Ertaş’ı sağ salim bulabilmek için devreye sokuldu. Şu an itibarıyla bölgede; AFAD, Kulp Belediyesi, Kayapınar Belediyesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları Bölge Müdürlüğü’ne bağlı profesyonel ekiplerden oluşan 214 kişilik dev bir personel kadrosu görev yapıyor. Bu geniş çaplı operasyona, emniyet ve jandarma birimleri de hem saha güvenliği hem de aktif arama faaliyetleriyle destek veriyor.
Sarum Çayı ve Zorlu Kulp Coğrafyasında Kritik Mesai
Arama kurtarma faaliyetleri, Ertaş’ın son görüldüğü yer ile evi arasındaki yaklaşık 5 kilometrelik bir koridorda yoğunlaşmış durumda. Bölgenin en karakteristik ve stratejik noktalarından biri olan Sarum Çayı çevresi, arama ekiplerinin odak noktası haline geldi. Kulp ilçesi, coğrafi yapısı itibarıyla oldukça engebeli, sarp kayalıkların ve yoğun ormanlık alanların bulunduğu bir bölgedir. Bu durum, özellikle kış aylarında arama faaliyetlerini teknik olarak zorlaştırsa da ekipler, 23 araç ve son teknoloji donanımlarla sahada karış karış ilerliyor.
Teknolojinin tüm imkanlarının kullanıldığı bu operasyonda, havadan 3 adet dron ile geniş alan taraması yapılırken, karada ise hassas koku alma yeteneğine sahip 1 kadavra köpeği çalılıkları ve dere yataklarını kontrol ediyor. Sarum Çayı’nın debisi ve çevresindeki sık bitki örtüsü, ekiplerin titizlikle incelediği alanlar arasında yer alıyor. Türkiye’de bu tür kayıp vakalarında uygulanan standart protokol gereği, hem adli makamlarca soruşturma yürütülüyor hem de teknik ekipler olası her türlü senaryoyu değerlendirerek çemberi genişletiyor.
Kayıp Şahıs Arama Süreçleri ve Toplumsal Duyarlılık
Türkiye’de zihinsel engelli bireylerin kaybolması durumunda uygulanan arama kurtarma prosedürleri, zamana karşı yarışın en üst seviyede olduğu süreçlerdir. AFAD koordinesindeki bu operasyonlar, sadece fiziksel bir arama değil, aynı zamanda lojistik bir planlama gerektirir. Yerel halkın desteği, bölgenin demografik yapısı ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) verileri birleştirilerek en olası noktalar belirlenir. Kulp gibi kırsal yerleşimlerde komşuluk ilişkilerinin güçlü olması, bilgi akışını hızlandırsa da bölgenin genişliği profesyonel müdahaleyi zorunlu kılıyor.
Olayın toplumsal boyutu ise bölge halkını derinden etkilemiş durumda. Zihinsel engelli bir bireyin doğa koşullarında savunmasız kalabileceği gerçeği, ekiplerin motivasyonunu en üst seviyede tutuyor. Adli süreçler kapsamında, Ertaş’ın kayboluşuna dair herhangi bir dış müdahale olup olmadığı da titizlikle incelenirken, arama çalışmaları kesintisiz olarak devam ediyor. Güvenlik güçleri, vatandaşları bu tür durumlarda ilk 24 saatin önemine dikkat çekerek, daha dikkatli olmaya ve şüpheli durumlarda ivedilikle bilgi vermeye davet ediyor.






