MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9790 ▲ %0,02
EURO 53,5385 ▲ %0,29
ALTIN 6.613,94 ▲ %0,91

Divleli’nin Hidayet Yolculuğu: Yalnızlıktan İki Milyar Kardeşliğe

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesinde yer alan ve modern mimarisiyle Ankara’nın silüetine damga vuran Beştepe Millet Camii, manevi atmosferin zirveye taşındığı tarihi bir yayına ev sahipliği yaptı. Kanal D ekranlarında Serdar Er’in sunumuyla izleyiciyle buluşan “Bir Ramazan Akşamı” programı, bu kez sadece rutin bir dini söyleşi değil, bir insanın ruhsal devrimine ve içsel sancılarına tanıklık etti. Divleli, İslamiyet’i seçme sürecinde yaşadığı derin yalnızlığı ve çevresinden gelebilecek sert tepkilere dair beslediği korkuları anlatırken, kelimelerin kifayetsiz kaldığı o noktada gözyaşlarına teslim oldu.

Yalnızlığın Kıyısından Küresel Kardeşliğin Merkezine

İnsanoğlunun en temel ontolojik korkularından biri olan dışlanma ve yalnız kalma hissi, Divleli’nin hidayet yolculuğunda en büyük psikolojik engeli teşkil etmiş. Ancak o, Kur’an-ı Kerim’in kalplere şifa veren ve teselli sunan “Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da” ayetine tutunarak bu karanlık dehlizden çıkmayı başarmış. Divleli’nin programda vurguladığı “Müslüman olunca aslında yalnız kalmıyorsun” tespiti, bugün dünya üzerindeki iki milyarı aşkın Müslüman nüfusun yarattığı devasa aidiyet duygusunun bir yansımasıdır. Sosyolojik açıdan din değiştirme süreci, bireyin mevcut sosyal sermayesini riske attığı ve kimliğini yeniden inşa ettiği sancılı bir geçiş dönemidir. Divleli’nin yaşadığı bu süreç, inancın bireye sunduğu manevi gücün sosyal korkuları nasıl bertaraf edebileceğinin somut bir örneği olarak kayıtlara geçti.

İslamofobi ve Aile Bağlarındaki Derin Kırılma

Hikayenin en trajik ve düşündürücü yönü ise en güvenli liman olması gereken aile ortamında, yani babasından gelen reddedişle şekillenmiş. Divleli’nin babasının bir kolluk kuvveti mensubu olması ve küçük bir yerleşim yerinde büyümenin getirdiği kapalı toplum baskısı, o dönemin yükselen İslamofobik dalgasıyla birleşince, baba ile evlat arasına beş yıllık bir sessizlik duvarı örmüş. Modern dünyada İslamofobi, sadece siyasi bir söylem değil, aile bağlarını koparan ve bireyleri sosyal izolasyona sürükleyen sistematik bir önyargı biçimidir. Divleli’nin itiraf ettiği bu beş yıllık kopukluk, bir insanın inandığı değerler uğruna neleri feda edebileceğini sarsıcı bir dille ortaya koydu.

Programın gerçekleştirildiği Beştepe Millet Camii, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyan yapısıyla bu dramatik hikayeye vakur bir fon oluşturdu. Bir Ramazan Akşamı, her gün saat 18.00’de Kanal D ekranlarında samimiyetin ve hakikatin izini sürmeye devam ediyor. Divleli’nin gözyaşları, sadece kişisel bir hikayeyi değil, önyargılara karşı verilen sessiz bir savaşın zaferini temsil ediyor. Bu tür hidayet öyküleri, toplumsal empatiyi artırması ve farklı yaşam tecrübelerine kapı aralaması bakımından büyük önem taşıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir