Paris’ten Dünyayı Sarsan Karar: Suçlu Bulundular
Fransa merkezli çimento devi Lafarge için yolun sonu göründü. Paris Ceza Mahkemesi, dünya ekonomi gündemini sarsan davada kararını resmen açıkladı. Mahkeme heyeti, tüzel kişilik sıfatıyla Lafarge ve beraberindeki 8 sanığın, 2013-2014 yıllarında Suriye’deki kirli faaliyetleri nedeniyle terör örgütlerini finanse etmekten suçlu olduğuna hükmetti. Karar, sadece iş dünyasında değil, uluslararası hukuk ve siyaset arenasında da deprem etkisi yarattı. Şirketin o dönemde bölgeden çekilmek yerine terörle el sıkışmayı tercih etmesi, mahkeme tarafından en ağır ifadelerle mahkum edildi.
Karanlık Pazarlıklar: Güvenlik Adı Altında Milyonlarca Avro
Mahkeme Başkanı Hakim Isabelle Prevost-Desprez, kararı açıklarken Lafarge’ın Suriye’deki çimento fabrikasını ayakta tutmak için DEAŞ dahil bölgedeki eli kanlı örgütlere ‘güvenlik ödemesi’ adı altında milyonlarca avro aktardığını tescilledi. Skandalın perde arkasındaki toplantının Eylül 2012’de yapıldığı ve bu kirli ödeme trafiğinin orada kararlaştırıldığı ortaya çıktı. Toplamda 5,6 milyon avroyu bulan bu devasa kaynak, bölgedeki terör gruplarının finansmanında kullanıldı. Mahkeme başkanı, şirketin bu adımı atarak açık bir ‘seçim’ yaptığını ve bu seçimin bedelini hukuk önünde ödemesi gerektiğini vurguladı.
Anadolu Ajansı Belgeleriyle Köşeye Sıkıştılar
Sürecin kırılma noktası, 7 Eylül 2021’de Anadolu Ajansı’nın (AA) dünya kamuoyuna sunduğu belgeler olmuştu. AA’nın yayımladığı belgeler, Lafarge’ın terör örgütü DEAŞ’ı finanse ederken aslında Fransız istihbaratıyla dirsek temasında olduğunu kanıtlamıştı. Fransız devletinin bilgisinde yürütülen bu karanlık süreç, mahkeme dosyasının en kritik unsurlarından birini oluşturdu. Şirketin eski Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont ve diğer üst düzey yöneticiler, terör finansmanının yanı sıra Avrupa Birliği’nin uyguladığı ambargoları delmekle de suçlanarak köşeye sıkıştırıldı. 2017’de başlayan soruşturma süreci, bugün verilen bu tarihi hükümle yeni bir boyut kazandı.
Şirket Yöneticileri İçin Hukuki Süreç Derinleşiyor
Kasım-Aralık 2025 döneminde yoğun oturumlarla görülen davada, 16 Ekim 2024 tarihinde alınan yargılama kararı meyvesini verdi. Mahkeme, sadece şirketi bir kurum olarak değil, bu suça ortak olan yöneticileri de bireysel olarak sorumlu tuttu. Paris Ceza Mahkemesi’nin bu kararı, çok uluslu şirketlerin çatışma bölgelerindeki operasyonları için bir emsal niteliği taşıyor. Şirketin, ticari çıkarlarını insan hayatının ve uluslararası güvenliğin önüne koymasının bedeli, milyarlarca dolarlık prestij kaybı ve ağır hukuki yaptırımlarla ödeniyor. Kararın ardından gözler, şirketin üst yönetiminden gelecek olası itirazlara ve davanın diğer ayaklarına çevrilmiş durumda.






