MENÜ
08 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,1029 ▲ %0,12
EURO 53,2036 ▲ %0,20
ALTIN 6.380,92 ▼ %0,44

Dervişoğlu’ndan Kayyum Çıkışı: Milletin İradesi Gasp Ediliyor

Hukukun Yerini İmtiyaz mı Alıyor?

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye’nin son dönemdeki en sıcak başlıklarından biri olan kayyum atamaları ve demokratik işleyişe dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Siyasetin doğal akışına yapılan müdahalelerin toplumsal barış üzerindeki etkilerine dikkat çeken Dervişoğlu, özellikle seçimle gelen yöneticilerin görevden alınarak yerlerine atama yapılmasını sert bir dille eleştirdi. Türkiye’nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini vurgulayan Genel Başkan, bu sürecin bir ‘siyasetsizlik durağı’ yarattığını ifade etti.

Dervişoğlu’na göre bir ülkede seçimin yerini atama, rekabetin yerini müdahale ve hukukun yerini imtiyaz alıyorsa, orada siyasetin temel işlevini kaybettiği görülüyor. Bu tabloyu milletin tercih hakkından mahrum edildiği bir çıkmaz sokak olarak tanımlayan İYİ Parti lideri, partilerin, belediyelerin ve toplumun kendi doğal işleyişine dışarıdan yapılan her türlü müdahalenin demokrasiye ağır bir darbe vurduğunu savundu. Sandık iradesinin her şeyin üzerinde olması gerektiğini hatırlatan açıklamalar, başkent kulislerinde geniş yankı uyandırdı.

Konuşmasında ‘siyasetsizlik durağı’ kavramına özel bir vurgu yapan Dervişoğlu, bu noktanın milletin kararına güvenmeyenlerin ve rekabetten korkanların sığındığı son liman olduğunu belirtti. Hukukun, siyasi bir araç haline getirilerek rakip unsurları tasfiye etmek için kullanılmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Genel Başkan, bu durumun toplumsal kutuplaşmayı artıracağı konusunda uyarılarda bulundu. Vatandaşların demokratik tercihlerine duyulan güvenin sarsılmasının, uzun vadede devlet kurumlarına olan inancı da zayıflatabileceği kaydedildi.

Kayyum anlayışına karşı ilkeli bir duruş sergilediklerini belirten Müsavat Dervişoğlu, bu meselenin partiler üstü bir demokrasi sınavı olduğunu ifade etti. Hangi partiye veya hangi belediye başkanına yönelik olursa olsun, halkın iradesini yok sayan her türlü girişime karşı çıkmanın partilerinin temel ilkesi olduğunu vurguladı. Siyasal iradeye yönelik müdahalelerin ancak hukuki sınırlar içerisinde ve halkın demokratik haklarını zedelemeden yapılması gerektiği mesajını verdi.

Sonuç olarak, Dervişoğlu’nun bu çıkışı, yerel yönetimlerin özerkliği ve sandık güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını ancak sandığın demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirten siyasi çevreler, bu uyarıların iktidar kanadında nasıl bir karşılık bulacağını yakından takip ediyor. Vatandaşların seçme ve seçilme hakkının korunması, önümüzdeki dönemin en kritik gündem maddesi olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir