Denizli’nin Tavas ilçesi, bugün öğle saatlerinde son derece sarsıcı bir trafik faciasına sahne oldu. Tavas-Muğla karayolu üzerinde, Akyar Mahallesi mevkisinde meydana gelen olayda, sadece iki can yitip gitmedi; aynı zamanda bir ailenin geleceği ve umutları da otoyolun soğuk asfaltına gömüldü. Elde edilen bilgilere göre, 59 yaşındaki Ramazan Çolak idaresindeki 20 VD 868 plakalı kamyonet, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak karşı şeride geçti ve yan yatarak sürüklenmeye başladı. Bu kontrolsüz savrulma, karşı yönden gelen Mehmet E. yönetimindeki 20 AIF 345 plakalı hafif ticari araçla kaçınılmaz bir çarpışmayı beraberinde getirdi.
Hüznün Rotası: Pazardan Dönüş Yolunda Facia
Haber merkezimize ulaşan detaylar, kazanın trajik boyutunu daha da derinleştiriyor. Hayatını kaybeden Ramazan Çolak ve henüz hayatının baharında olan 19 yaşındaki oğlu Ahmet Emre Çolak’ın, geçimlerini şarküteri ürünleri satarak sağladıkları öğrenildi. Baba ve oğulun, Tavas pazarında kurdukları tezgahta gün boyu süren yorucu mesailerini tamamladıktan sonra, ikamet ettikleri Serinhisar ilçesine dönmek üzere yola çıktıkları ifade edildi. Alın teriyle kazanılan bir günün ardından gelen bu kaza, bölge esnafı ve aile yakınları arasında büyük bir üzüntüye yol açtı. İtfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla hurdaya dönen araçtan çıkarılan baba-oğulun olay yerinde yaşamını yitirdiğinin tespiti, profesyonel kurtarma ekiplerini dahi yasa boğdu.
Trafik Güvenliği ve Görünmez Tehlikeler
Uzmanlar, özellikle pazar dönüşü gibi uzun ve fiziksel olarak yıpratıcı mesailerin ardından yola çıkan sürücülerde ‘yol hipnozu’ veya ani dikkat dağınıklığı riskinin arttığına dikkat çekiyor. Ramazan Çolak’ın direksiyon hakimiyetini kaybetme sebebi henüz netleşmemiş olsa da, bu acı olay karayollarındaki güvenlik önlemlerinin ve sürücü yorgunluğunun önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Kazada yaralanan diğer araçtaki yolcunun hastanedeki tedavisi sürerken, Çolak ailesinden iki ismin cansız bedenleri otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna nakledildi. Emniyet güçleri, geniş çaplı bir soruşturma başlatarak kazanın mekanik bir arızadan mı yoksa insani bir faktörden mi kaynaklandığını titizlikle inceliyor. Bu tür faciaların bir daha yaşanmaması, yalnızca kurallara uymakla değil, aynı zamanda direksiyon başındaki zihinsel ve fiziksel kondisyonun korunmasıyla mümkün görünüyor.






