Yargı Mensuplarına Yönelik Karanlık Tehditlerin Perdesi Aralandı
Türkiye’nin adalet mekanizmasını hedef alan, kamuoyunda ‘Daltonlar’ olarak bilinen suç örgütünün, yargı mensupları üzerinden kurmaya çalıştığı baskı ve korku imparatorluğu emniyet güçlerinin titiz çalışmasıyla deşifre edildi. Barış Boyun Suç Örgütü davasına bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali Onur Atar ve ailesine yönelik savurulan ağır tehditlerle ilgili yürütülen soruşturma derinleşti. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, suç şebekelerinin sadece sokakları değil, adaletin tecelli ettiği salonları da nasıl hedef aldığını gözler önüne serdi.
Rusya Menşeili Hatlarla Gelen Korkunç Mesajlar
Dava sürecinde Mahkeme Başkanı Ali Onur Atar’ın şahsi telefonuna gelen mesajlar, suç örgütlerinin cüretkarlığını bir kez daha kanıtladı. Rusya menşeili numaralar üzerinden gönderilen mesajlarda, yargı mensubuna ve ailesindeki erkek bireylere yönelik doğrudan ölüm tehditleri savrulduğu belirlendi. ‘Hukuksuz cezaların bedelini ödeteceğiz’ diyerek yargıyı etkisiz kılmaya çalışan şahıslar, aslında devletin temel direğine saldırmayı amaçlıyordu. Ancak bu tehditler, adaletin kararlı yürüyüşünü durdurmaya yetmedi ve emniyet birimleri anında harekete geçti.
Bayrampaşa’da Lojistik Üssü Deşifre Edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tehditlerin izini sürerek siber ve teknik bir operasyon başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda, tehdit mesajlarının Bayrampaşa’da bir iş yerinden atıldığı tespit edildi. 24 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen şafak operasyonuyla iş yeri sahibi Eren Kemal Büyükgümüş gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda ise tam bir suç lojistiğiyle karşılaşıldı; Fransa’dan Hollanda’ya, İngiltere’den Fas’a kadar pek çok farklı ülkeye ait onlarca aktif yabancı sim kart ve aparatları ele geçirildi. Bu bulgular, örgütün uluslararası iletişim ağını nasıl yönettiğini kanıtlar nitelikteydi.
Örgüt Yöneticisiyle ‘Emrin Var mı?’ Diyaloğu
Ele geçirilen dijital materyallerde yapılan incelemeler, zanlıların örgüt hiyerarşisi içindeki yerini netleştirdi. Şüpheli Büyükgümüş’ün, yurt dışında firari olan ve kırmızı bültenle aranan örgüt yöneticilerinden ‘Poyraz Yoldaş’ kod adlı Erkan Efe ile düzenli olarak irtibat kurduğu görüldü. Yazışmalarda zanlının, örgüt yöneticisine sadakatini sunarak ‘Bir emrin var mı?’ şeklinde talimat beklediği gün yüzüne çıktı. Zanlı ise ifadesinde, can güvenliğinin tehlikede olduğunu ve ailesinin fotoğraflarıyla tehdit edildiği için bu işlere bulaştığını iddia ederek kendisini savunmaya çalıştı.
9 Yıla Kadar Hapis İstemiyle Yargılanacaklar
Hazırlanan kapsamlı iddianamede, Gürcistan’da firari olan Mustafa Aktürk ve diğer 6 şüpheli hakkında ‘Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Adalet sistemine yönelik bu tür saldırıların, toplumun huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik olduğu vurgulanırken, devletin bu odaklara karşı tavizsiz duruşu sürecek. Dosya kapsamındaki sanıkların yargılanma süreci, hukuk devletinin gücünü bir kez daha tescil edecek.






