Ankara kulisleri, Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezinde yaşanan son yılların en büyük siyasi krizini konuşuyor. Mahkemenin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” kararı, Söğütözü’ndeki parti genel merkezini adeta bir savaş alanına çevirdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna dönmesinin önünü açan bu hukuki karar, parti içinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yetki ve meşruiyet tartışmasını beraberinde getirdi. Kararın hemen ardından genel merkez binası önünde toplanan gruplar arasındaki gerilim, Türkiye’nin ana muhalefet partisinde derin bir bölünmenin fitilini ateşledi.
Söğütözü’nde İcra Memurları ve Polis Ablukası
Mahkeme kararının resmiyet kazanmasıyla birlikte, genel merkezin tahliye edilmesi amacıyla binaya gelen icra memurları büyük bir dirençle karşılaştı. Kararı tebliğ etmek isteyen memurların içeri girmesi, Özgür Özel destekçileri tarafından engellenince devreye emniyet güçleri girdi. Kılıçdaroğlu ve Özel yanlısı gruplar arasında fiziksel arbedeye dönüşen gerginlik, polisin kapıları zorlayarak içeri girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Kolluk kuvvetlerinin binada kontrolü sağlamak adına güç kullanmak zorunda kalması, Türk siyasi tarihine geçecek nitelikte çarpıcı görüntülerin ortaya çıkmasına neden oldu.
Özgür Özel’den Odasında Sert Tepki
Olayların tırmandığı anlarda, mahkeme kararıyla tedbiren görevden uzaklaştırılan Özgür Özel’in makam odasındaki görüntüleri siyaset gündemine bomba gibi düştü. Kendisine ulaştırılan icra dairesi tebligatını yırtarak tepki gösteren Özel’in, “Bunun için yıktılar baba ocağını” şeklindeki sitem dolu sözleri dikkat çekti. Tebligat kağıdını masaya fırlatan Özel, kurmaylarına “Koy masaya gelince okusun” talimatını verdikten sonra binayı terk etti. Genel merkezden ayrılan Özel, beraberindeki heyetle birlikte TBMM’ye doğru yürüyüşe geçti. Bu hamle, krizin sadece parti binasıyla sınırlı kalmayacağını, parlamento zeminine de taşınacağını gösteriyor.
Hukuki Kaos ve Vatandaşa Etkisi
Siyaset uzmanları, ana muhalefet partisinde yaşanan bu çift başlılık ve meşruiyet krizinin seçmen nezdinde ciddi bir güven kaybına yol açabileceğini belirtiyor. Bir yanda mahkeme kararıyla tescillenen Kılıçdaroğlu dönemi, diğer yanda ise kurultayla seçilmiş ancak hukuken yetkileri askıya alınmış bir Özel yönetimi bulunuyor. Önümüzdeki günlerde davanın temyiz süreçleri ve olası yeni bir olağanüstü kurultay formülü, Ankara’nın en sıcak tartışma başlığı olmaya devam edecek. Yaşanan bu kaosun, muhalefet blokunun meclisteki yasama faaliyetlerini ve ittifak arayışlarını nasıl etkileyeceği ise henüz belirsizliğini koruyor.
Kaynak: Hürriyet






