Ankara siyasetinde dengeleri değiştiren mahkeme kararı, Cumhuriyet Halk Partisi’nde taşları yerinden oynattı. Görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu ile mevcut yönetim arasındaki çekişme, başkent trafiğini kilitledi. TBMM önünde toplanan binlerce partili, siyasi tarihte eşine az rastlanır bir gerginliğe tanıklık etti. Taraflar arasındaki restleşmeler, Türk siyasetinin önümüzdeki dönemine damga vuracak bir sürecin fitilini ateşledi.
Kurultay Resti ve Temiz Siyaset Vurgusu
Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez binasında yaptığı konuşmada oldukça sert bir tonda değişim mesajı verdi. Partinin kirlilikten arınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, iradesini satanlarla yolunu ayıracağını kesin bir dille ifade etti. Kılıçdaroğlu’nun hesap sorma çıkışı, partideki mevcut delege yapısına ve yönetim kadrosuna yönelik doğrudan bir mesaj olarak yorumlandı. Üç aşamalı bir değişim planı açıklayan Kılıçdaroğlu, arınma sürecinin başladığını ve kurultayın mutlaka toplanacağını duyurdu.
Grup Başkanı Özgür Özel tarafında ise tepkiler dinmiyor. Yaşananları bir yargı operasyonu olarak nitelendiren Özel, demokratik süreçlerin mahkeme kararlarıyla engellenemeyeceğini savundu. 72 il başkanının desteğini arkasına alan Özel, Ekrem İmamoğlu ismini Cumhurbaşkanı adayı olarak işaret ederek hamlesini yaptı. Temmuz ayı sonuna kadar kurultayın toplanması için baskı yapan Özel kanadı, partinin hukuksal bir boşluğa düşme riskine dikkat çekiyor.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın dengeleyici tutumu da süreçte dikkat çeken detaylar arasındaydı. Yavaş, sosyal medya üzerinden yaptığı sağduyu çağrısıyla her iki kesime de devlet adamlığı sorumluluğunu hatırlattı. Ancak Meclis kapısındaki arbede ve karşılıklı sloganlar, uzlaşma zemininden henüz uzak olunduğunu gösterdi. Meclis güvenlik birimlerinin aldığı ziyaretçi yasağı, tansiyonun ne kadar yüksek olduğunun somut bir kanıtı oldu. Siyasi kulislerde, bu krizin sadece CHP’nin iç meselesi olmadığı, Türkiye’nin yönetim vizyonunu etkileyeceği konuşuluyor.
Kaynak: Hürriyet






