Siyasi Dengeleri Değiştirecek Hukuki Hamle
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada yeni bir perde açıldı. Rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Yalım’ın, ‘etkin pişmanlık’ hükümleri kapsamında verdiği üç ayrı ifade, Ankara’daki siyasi koridorlarda yankılanmaya devam ediyor. Bu ifadelerin, sadece bireysel bir suç dosyası olmanın ötesine geçerek ana muhalefet partisinin geçmiş kurultay süreçlerini doğrudan etkileyecek birer delil niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Kurultay İptali İçin Kritik Kanıtlar Dosyada
Başsavcılık, Yalım’ın savcılık makamına sunduğu itirafları, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihindeki 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025 tarihindeki 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davaya gönderdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, dosya üzerindeki incelemesini sürdürüyor. Yalım’ın ifadelerinin, kurultay süreçlerindeki iddia edilen usulsüzlüklere ışık tutması beklenirken, istinaf mahkemesinin vereceği karar siyasi arenada taşları yerinden oynatabilir.
Eski Başkan Lütfü Savaş ve Delegelerin Hukuk Mücadelesi
Davanın geçmişine bakıldığında, sürecin fitilini eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bir grup delegenin ateşlediği görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan usulsüzlük soruşturmasıyla paralel olarak açılan iptal davaları, geçtiğimiz Şubat ayında Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tek bir dosyada birleştirilmişti. Ancak mahkeme, kurultayın gerçekleşmiş olması ve dava konusunun kalmaması gibi teknik gerekçelerle davanın reddine karar vermişti. Bu kararın ardından davacı tarafın avukatı Onur Yusuf Üregen, yerel mahkemenin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması için itiraz sürecini başlattı.
Siyasette ‘Reset’ Talebi: Kılıçdaroğlu Dönemi Geri mi Dönüyor?
Davacı tarafın talepleri arasında oldukça çarpıcı detaylar yer alıyor. 38. Olağan Kurultay’ın ‘mutlak butlan’ ile batıl olduğunun tespit edilmesi istenirken, mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve tüm yönetim kadrosunun (MYK, PM ve YDK üyeleri) görevden uzaklaştırılması talep ediliyor. Eğer mahkeme bu yönde bir karar verirse, 38. Kurultay öncesindeki mevcut yönetim olan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin göreve iadesi gündeme gelebilecek. Bu durum, Türkiye’nin en köklü siyasi partilerinden birinde tüm seçimlerin ve yönetim yapısının baştan aşağı değişmesi anlamına geliyor. Siyasi gözlemciler, Yalım’ın ifadelerinin davanın seyrini değiştirebilecek ‘kilit’ unsur olduğunu vurguluyor.






