Tarihin Akışını Değiştiren Destan
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü münasebetiyle yayımladığı mesajında, bu eşsiz mücadelenin bir şehrin adının çok ötesinde, tarih ve coğrafyanın şehit kanlarıyla mühürlenmesinin bir timsali olduğunu vurguladı. Bahçeli, Çanakkale’nin, vatan savunmasının kahramanlık sahneleriyle birleştiği aziz bir nişane, Türk milletinin beka ve istiklal şerefine sahip çıkma azminin en parlak göstergesi olduğunu ifade etti.
Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale, yalnızca Osmanlı İmparatorluğu için değil, tüm dünya tarihi için bir dönüm noktası teşkil etti. Müttefik kuvvetlerinin, İstanbul’u ele geçirerek Osmanlı’yı savaş dışı bırakma ve Rusya’ya yardım ulaştırma stratejisinin kilit noktası olan Çanakkale Boğazı, Türk askerinin iman dolu direnişi karşısında geçilmez bir kale haline geldi. 18 Mart 1915’te başlayan deniz muharebeleri ve devamındaki kara savaşları, Mehmetçiğin eşsiz feragat ve fedakarlığıyla destansı bir direnişe sahne oldu. Bu direniş, emperyalist emelleri bozguna uğratarak savaşın seyrini ve süresini derinden etkilemekle kalmadı, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir liderin de ulusal sahnede yükselişine zemin hazırladı.
Milli Ruh ve Beka Azmi
Bahçeli’nin mesajında altını çizdiği üzere, Çanakkale ruhu, Türk milletinin çağlar ötesi kudretiyle yoğrularak, düşman kuşatması altındaki vatan topraklarına yeniden hayat verdi. Bu ruh, milletimizin Anadolu coğrafyasında asla boyun eğmeyeceğini, kaderini ve mukaddesatını çiğnetmeyeceğini kanıyla ispatladığı bir ahitname niteliğindedir. O gün cephede omuz omuza savaşan her kökenden vatan evladı, birlik ve kardeşlik hissiyatıyla anıtlaşan bir neslin mirasını bırakmıştır. İç cephenin sağlam tutulduğunda, dış kaynaklı hiçbir saldırının başarılı olamayacağı gerçeği, Çanakkale’nin her karış toprağında bir kez daha tescil edilmiştir. Bu, milletimizin sabır, şükür, milli akıl ve ahlak terkibinin, imanla birleşen savunma stratejisinin somut bir tezahürüdür.
Geleceğe Yönelik İlham ve Miras
Çanakkale Zaferi, yalnızca geçmişte yaşanmış bir destan olmanın ötesinde, günümüzde de Türk milleti için bir şuur, bir duruş ve bir inanış kaynağı olmayı sürdürmektedir. Bahçeli, bu varoluş meşalesinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin önünü ve milli ömrünü aydınlattığı müddetçe hiçbir düşman odağın ülkemize zincir vuramayacağını kuvvetle vurgulamıştır. Dünyanın en büyük şehitliğinde koyun koyuna yatan kahramanlarımızın bizlere öğrettiği birlik, fedakârlık ve karşılıklı destek ruhu, bugün de ülkemizin karşı karşıya kaldığı iç ve dış tehditlere karşı en güçlü kalkanı oluşturmaktadır. Bu kutsal emaneti kararlılıkla korumak, etrafımızdaki çatışma kuşağına karşı barış ve kardeşlikle bir set çekmek, vatanımızın güvenliğini teminat altına almak için hayati ehemmiyet taşımaktadır.
Güncel Siyaset ve Çanakkale Bilinci
Milliyetçi Hareket Partisi lideri, Çanakkale’nin yalnızca bir tarihsel olay değil, aynı zamanda güncel siyasi ve jeostratejik meydan okumalara karşı bir rehber olduğunu ifade etmiştir. Özellikle Hürmüz Boğazı ile ilgili zalim niyetlere değinerek, ihtiyaç duyulan mukavemet ve iradenin Çanakkale’den süzülerek çıkarılması gerektiğinin altını çizmiştir. Bu perspektif, Çanakkale ruhunun, mazlum milletler için de bir esin, erdem ve ilham kaynağı olarak hep kalacağını gözler önüne sermektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bu zaferde devleşen tüm kahramanlar ve canlarını feda eden aziz şehitler, rahmet ve minnetle anılmaktadır. Dün Çanakkale’yi geçilemez kılan aynı milli irade ve birlik şuuruyla, Türkiye’nin bugün de önüne geçilemeyeceği mesajı, ülkenin geleceğine olan sarsılmaz inancı pekiştirmektedir.






