İstanbul’un ulaşım ana damarlarından biri olan D-100 (E-5) kara yolunda, sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazası, toplu taşıma güvenliği konusunu bir kez daha şehrin bir numaralı gündemi haline getirdi. Büyükçekmece Güzelce mevkiinde, metropol trafiğinin en yoğun olduğu saatlere yaklaşıldığı bir dilimde, belediye otobüsünün kontrolünü yitirerek bariyerlere çarpması sonucu bölge adeta bir can pazarına dönüştü. Olayın hemen ardından çevredekilerin ihbarıyla bölgeye çok sayıda ambulans, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. İlk gelen bilgiler, otobüs içerisinde bulunan yolculardan yaralananlar olduğu yönünde.
Güvenlik Kameraları Facianın Boyutunu Gözler Önüne Serdi
Kaza anına ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri, olayın vahametini ve olası bir facianın nasıl eşiğinden dönüldüğünü kanıtlar nitelikte. Kayıtlarda, seyir halindeki İETT otobüsünün aniden yön değiştirerek bariyerlere şiddetle çarptığı, çarpmanın etkisiyle kendi ekseni etrafında kontrolsüzce savrulduğu görülüyor. Özellikle otobüsün hemen arkasında seyreden sivil araçların, savrulan devasa kütle karşısında saniyelerle ve reflekslerle durabilmesi, can kaybının artmasını engelleyen mucizevi bir an olarak kayıtlara geçti. Kazada yaralanan vatandaşlarımızın ilk müdahaleleri olay yerinde yapıldıktan sonra en yakın hastanelere sevk edilirken, ekiplerin bölgedeki enkaz kaldırma ve trafiği normale döndürme çalışmaları ise büyük bir titizlikle devam ediyor.
Toplu Taşımada Güvenlik ve Teknik Denetim Sorumluluğu
Deneyimli ulaştırma uzmanlarına göre, bu tür kazalar genellikle üç temel faktörden kaynaklanıyor: Mekanik bir arıza, şoför yorgunluğu ya da beklenmedik yol koşulları. İstanbul gibi kaotik bir trafikte, her gün binlerce can taşıyan İETT şoförlerinin çalışma saatleri ve araçların periyodik bakım kalitesi, bu tür olaylar sonrası her zaman haklı bir eleştiri konusu oluyor. Toplum psikolojisi üzerinde ciddi bir tedirginlik yaratan bu kaza, yerel yönetimlerin denetim mekanizmalarını daha sıkı bir süzgeçten geçirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Şehir içi ulaşımda güvenin sarsılması, sadece bir kaza istatistiği değil, milyonlarca insanın günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir unsurdur. Benzer hadiselerin yaşanmaması adına, sadece cezai yaptırımların değil, teknolojik takip sistemlerinin ve personel eğitimlerinin “sıfır kaza” hedefiyle yeniden yapılandırılması elzemdir. Olayla ilgili adli ve idari tahkikatın derinleştirilerek devam ettiği, otobüsün teknik incelemeye alındığı bildirildi.






