Belediyede 10 Yıllık Dosya Açıldı
Burdur, yerel yönetimde son on yıla damga vuran imar uygulamaları ve ruhsat işlemleriyle ilgili sarsıcı bir yargı sürecine giriyor. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen kapsamlı iddianame, 2013-2023 yılları arasındaki imar planı değişikliklerini mercek altına alıyor. Davanın merkezinde, aralarında mevcut ve eski belediye başkanlarının da bulunduğu 51 isim yer alıyor.
Ayrımcılık İddiası Fitili Ateşledi
Soruşturmanın çıkış noktası, iş insanı Baki Varol’un Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 30 dönümlük arazisiyle ilgili yaptığı şikayet oldu. Varol, bölgedeki komşu parsellere 5 kat ve 1,25 emsal hakkı tanınırken, kendi taşınmazlarına 3 kat ve 0,90 emsal verilerek mağdur edildiğini öne sürdü. İddianamede, Varol’un İdare Mahkemesi’nde açtığı davaları kazanmasına rağmen belediyenin yargı kararlarını uygulamadığı ve kendisine yönelik ayrımcı bir tutum sergilendiği iddiaları detaylandırıldı.
Bakanlık Müfettişleri Usulsüzlükleri Sıraladı
İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişlerin incelemeleri, şehir planlamasındaki çarpıcı değişiklikleri gün yüzüne çıkardı. Hazırlanan raporlarda, TAKS-KAKS sisteminden emsal sistemine geçişle birlikte yapı yoğunluğunun kontrolsüz şekilde artırıldığı ve bina yüksekliklerinin 15,50 metreden 18 metreye çıkarıldığı tespit edildi. Uzmanlar, yapılan bu değişikliklerin yeterli teknik gerekçeye dayanmadığını, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozduğunu ve bazı ruhsatların parselasyon işlemleri bitmeden düzenlendiğini belirtti.
Başkanlardan Savunma: Kamu Yararı Gözetildi
İddianamede ifadelerine yer verilen Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve eski başkan Sebahattin Akkaya suçlamaları kesin bir dille reddetti. Mevcut Başkan Ercengiz, 2014’ten bu yana tüm imar kararlarının belediye meclisi ve ilgili komisyonların süzgecinden geçtiğini, kararların oy birliğiyle alındığını ve temel amacın yeşil alan ile otopark kapasitesini artırmak olduğunu savundu. Eski Başkan Akkaya ise kendi görev süresince yapılan tüm işlemlerin İmar Kanunu ve yönetmeliklere uygun olduğunu, müfettiş denetimlerinde hiçbir usulsüzlüğe rastlanmadığını ifade etti.
Yargılama 13 Temmuz’da Başlıyor
Bilirkişi heyeti, yapılan düzenlemelerin bazı mülk sahiplerine haksız avantaj sağlamış olabileceğine ve kamu zararı ihtimaline dikkat çekti. Bu tespitler ışığında savcılık, 51 sanık hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 3 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Şehrin geleceğini ve imar düzenini doğrudan ilgilendiren bu kritik davanın ilk duruşması 13 Temmuz tarihinde yapılacak. Mahkemeden çıkacak karar, Türkiye genelindeki yerel yönetim imar uygulamaları için de emsal teşkil edebilir.






