MENÜ
13 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,2874 ▲ %0,15
EURO 53,6017 ▼ %0,16
ALTIN 6.277,08 ▲ %0,31

Borç Tuzağı Can Aldı: Bir Yumruğun Ardındaki Acı Dolu Hikaye

Bir Dostluk Nasıl Kâbusa Dönüştü?

Pınartepe Mahallesi’nde yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan olay, insan ilişkilerindeki kırılganlığı, borçların nasıl bir kâbusa dönüşebileceğini ve maalesef, insan hayatının ne denli kolayca söndürülebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. 14 Ocak 2026 Çarşamba günü, eski boksör Gürsoy K. ile yakın arkadaşı Seyit Göçüm arasındaki para ilişkisi, yıllar süren bir gerilimin ardından trajik bir sona ulaştı. Bu hikaye, sadece bir cinayet vakası değil, aynı zamanda dostluğun, güvenin ve paranın gölgesinde yıkılan bir yaşamın derinlemesine izini sürüyor. Her şey, iki yıl önce verilen 400 bin liralık bir borçla başladı, ancak bu meblağ, zamanla akıl almaz boyutlara ulaşan bir trajediye zemin hazırladı.

Sonsuz Bir Borç Sarmalı ve Yıkılan Hayatlar

Seyit Göçüm, 2025 yılının Nisan ayında Mona Behmeni ile hayatını birleştirirken, en yakın arkadaşı Gürsoy K.’yi nikah şahidi yaparak bu dostluğa ne kadar değer verdiğini göstermişti. Ancak bu samimiyet, ne yazık ki borç sarmalının önünde duramadı. İddialara göre, 400 bin liralık borca karşılık faiziyle birlikte yaklaşık 4 milyon lira ödemesine rağmen Gürsoy K.’nin para talepleri hiç dinmedi. Bu durum, Göçüm ailesinin hayatını derinden etkiledi. Seyit Göçüm, yaşadığı stres ve maddi baskılarla birlikte sağlığından oldu. Doktorların tavsiyesiyle işini bırakmak zorunda kalırken, eşi Mona Behmeni, ailesinin geleceğini kurtarmak adına kendi güzellik merkezini çalışanlarına bırakıp eşinin işlerinin başına geçti. Bu süreç, ailenin üzerindeki yükü kat be kat artırmış, Mona’nın omuzlarına beklenmedik bir sorumluluk bindirmişti.

Tehditler ve Son Çare Arayışı

Gerilim, 13 Ocak 2026’da zirveye ulaştı. Gürsoy K., Mona Behmeni’nin başında durduğu iş yerine giderek yine para istedi. Çaresizliğe sürüklenen Mona Behmeni, tüm birikimlerini ve varlıklarını ortaya koyarak bu bitmek bilmeyen borcu sonlandırmaya çalıştı. “Biz sana 2 lüks araç verdik, defalarca kez hem elden hem bankadan ödeme yaptık. Bu borç niye bitmiyor? Güzellik merkezimi de sana vereyim artık bu konuyu kapat” sözleriyle adeta teslimiyetini ilan etti. Ancak bu cömert teklif dahi Gürsoy K.’nin gözünü doyurmadı. Gürsoy K., Seyit Göçüm’ün kendisiyle yüzleşmesini talep ederek tehditlerinin dozunu artırdı. Mona Behmeni’nin aktardığına göre, “Eşin yarın gelsin bu işi halletsin, yoksa önce onu öldüreceğim sonra da güzellik merkezini başına yıkacağım” şeklindeki soğuk sözler, yaklaşan felaketin habercisiydi.

Bir Yumruk, Bir Hayatın Sonu

Ertesi gün, 14 Ocak’ta, Seyit Göçüm ve Gürsoy K. iş yerinin yanındaki bir kafede buluştu. Kısa süren bir görüşmenin ardından dışarı çıktıklarında, Gürsoy K. hasta olduğunu bildiği arkadaşına acımasızca bir yumruk attı. Yumruğun etkisiyle fenalaşan Seyit Göçüm, yere yığıldı. Çevredekiler, durumu hemen iş yerinde bekleyen eşi Mona Behmeni’ye haber verdi. Eşinin yanına koşan Mona da Gürsoy K.’nin saldırısına uğradı. Bu çaresizlik anında çift, polis ekiplerine haber verdi. Polis olay yerinde inceleme yaparken, Seyit Göçüm’ün durumu daha da kötüleşti. Gözleri önünde bayılan eşini hastaneye yetiştirmeye çalışan Mona Behmeni, doktorların tüm çabalarına rağmen hayat arkadaşını kaybetti. O anlar, çevredeki güvenlik kameralarına anbean yansıdı, geride acı dolu bir gerçekliği bıraktı.

“Eşimi Polisin Yanında Kaybettim”: Mona Behmeni’nin Feryadı

Mona Behmeni, yaşadığı tarifsiz acıyı kelimelere dökerken, olayın detaylarını yürek burkan bir şekilde anlattı. Eşinin hastalığı nedeniyle stresten uzak durması gerektiğini, bu yüzden işleri kendisinin devraldığını belirtti. Gürsoy K.’nin tehditlerini eşine anlatmadığını, olayın bu denli trajik bir şekilde sonlanacağını asla tahmin edemediğini ifade etti. “Eşim her şeyi anlattı, tam o esnada polisin yanında fenalaşıp bayıldı. Ve ben eşimi kaybettim” sözleri, olayın dehşetini ve Mona’nın yaşadığı şoku gözler önüne serdi. Bir borç meselesinin bir ailenin yaşamını nasıl paramparça ettiğinin en acı örneğiydi bu.

Adalet Arayışında Yalnız Bırakılan Bir Kadın

Olayın ardından Gürsoy K. gözaltına alındı ve adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ancak acılar dinmek bilmedi. Mona Behmeni, şüphelinin ailesi tarafından tehdit edildiğini dile getirdi. “Sen yabancısın, seni deport ettiririz; şikayetinden vazgeç” gibi sözlerle sindirilmeye çalışılan Behmeni, büyük bir korku ve yalnızlık içinde olduğunu belirtti. Evden çıkamadığını, işine gidemediğini söyleyen Mona Behmeni, tek isteğinin para değil, adalet olduğunu vurguladı. Dokuz ay gibi kısa bir süre evli kalabildiği hayat arkadaşını kaybetmenin derin hüznüyle, bu haksızlığın sonuna kadar takipçisi olacağının sözünü verdi. Bu dava, sadece bir cinayet davası olmanın ötesinde, insan onuruna ve adalete olan inancımıza dair önemli bir sınav niteliği taşıyor. Toplum olarak bu tür şiddet ve adaletsizlik karşısında sessiz kalmamak, her bir bireyin sorumluluğudur.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir