Halkın Tepkisi Tabelayı Yerinden Söktü
Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde bir devrin kapanışına, daha doğrusu bir ismin sokaklardan silinişine şahitlik ediyoruz. Bağlarbaşı Mahallesi’nde asılı duran o tabela, sıradan bir metal parçası değildi; bir dönem bu ilçede kaymakamlık yapmış Tuncay Sonel’in adını taşıyordu. Ancak Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeler ve beraberinde gelen hukuki süreçler, mahalle sakinlerinin sabrını taşırdı. Vatandaşın vicdanında yer bulamayan bir ismin, caddenin en başında durması artık imkansız hale gelmişti.
Mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyeti, halktan gelen yoğun şikayetler üzerine harekete geçerek Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ne resmi başvuruyu yaptı. Talep netti: “Bu ismi burada görmek istemiyoruz.” Belediye meclisi de halkın bu sesine kulak tıkayamadı ve o tabelanın indirilmesi için gerekli talimatı verdi. İşin ekonomik ve sosyal boyutuna baktığınızda, bu sadece bir tabela değişikliği değil; bir güven kaybının ve toplumsal hafızanın yeniden inşasının göstergesidir.
Geçmişten Bugüne Ne Değişti?
Tuncay Sonel, 2005-2008 yılları arasında Birecik’te kaymakamlık koltuğunda oturmuştu. Aradan yıllar geçtikten sonra, yani 2024 yılının başlarında Belediye Meclis kararıyla ismi bir caddeye verilerek onurlandırılmak istenmişti. Fakat 5 Ocak 2020’de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla başlayan ve bugüne kadar uzanan karanlık süreç, rüzgarı tersine döndürdü. Gülistan Doku dosyasında adı geçen ve soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasındaki bu bağ, Birecik halkı için bardağı taşıran son damla oldu.
Ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir; itibar ve güven en büyük sermayedir. Bir ilçenin hafızasında yer eden isimlerin, şaibelere karışması o bölgenin sosyal sermayesine büyük darbe vurur. Birecik’teki bu tabela operasyonu, aslında vatandaşın kendi yaşam alanına sahip çıkma ve adaletin tecelli etmesi için gösterdiği sivil bir duruştur. Tabelanın sökülüp bir duvar kenarına bırakılması ise, siyasi ve idari kararların halkın vicdanıyla çatıştığında ne kadar çabuk hükmünü yitirebileceğinin en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Sokaktaki Gerçekler ve Sosyal Maliyet
Peki, bu süreç bize ne anlatıyor? Kamu kaynaklarıyla yapılan her türlü isimlendirme ve onurlandırma işlemi, aslında o halkın vergileriyle ve rızasıyla gerçekleşir. Birecik’teki bu durum, bürokratların isimlerinin caddelere verilmesi konusunda neden bu kadar aceleci davranılmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Bugün indirilen o tabela, sadece bir isim kaybı değil; aynı zamanda o ismi oraya asan iradenin de toplumsal rızayı nasıl yanlış okuduğunun bir faturasıdır.
Mahalle sakinleri, tabelanın kalkmasıyla derin bir nefes aldıklarını dile getiriyor. Sosyal huzurun bozulduğu noktalarda, bu tür küçük ama sembolik adımlar büyük bir rahatlama sağlar. Şimdi o caddede yeni bir isim mi olacak yoksa eski kimliğine mi dönecek bilinmez ama kesin olan bir şey var: Halk, artık tabelalarda tertemiz bir sicil ve liyakat görmek istiyor. Adalet yerini bulana, karanlık noktalar aydınlanana kadar da bu tür toplumsal tepkilerin ekonomi-politik yansımalarını görmeye devam edeceğiz.






