MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Beylikdüzü’nde Bakımevi Vahşeti: Bakanlık Devreye Girdi

Kağıt Üzerindeki ‘Huzur’ Sahada Dehşete Dönüştü

Ankara’nın bürokratik koridorlarında her gün yüzlerce rapor el değiştirir ama Beylikdüzü’nden gelen son görüntüler, masadaki tüm dosyaları bir kenara itti. ‘Huzur Vadisi’ ismiyle faaliyet gösteren bir özel bakımevinde yaşananlar, sadece bir ihmal değil, vicdanları yaralayan bir insanlık dramı olarak kayıtlara geçti. Güvenlik kameralarına yansıyan o anlarda, personelin bakıma muhtaç yaşlıları yerlerde sürüklediği, darp ettiği ve hatta yüzlerine tükürdüğü gerçeğiyle yüzleştik. Başkent kulislerinde bu olayın münferit bir vaka mı yoksa denetim zafiyetinin bir sonucu mu olduğu yüksek sesle tartışılmaya başlandı.

Bakanlık Koridorlarında ‘Sıfır Tolerans’ Talimatı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, olayın sosyal medyaya sızmasının ardından vakit kaybetmeden düğmeye bastı. Bakanlıktan gelen resmi açıklamanın satır aralarını okuduğumuzda, ‘sıfır tolerans’ vurgusunun bu kez çok daha sert bir tonla dile getirildiğini görüyoruz. Müfettişler 27 Nisan’da gerçekleşen bu skandalın kökenine inmek için İstanbul’a gönderildi. Yapılan ilk incelemeler sonucunda ilgili personelin iş akdi fesh edildi ve adli süreç başlatıldı. Ancak asıl soru şu: Bu noktaya gelene kadar denetim mekanizması neden alarm vermedi? Ankara şimdi bu sorunun yanıtını arıyor.

Sadece Şiddet Değil Hijyen Skandalı da Patlak Verdi

Haberin derinliklerine indiğimizde, vahametin sadece son görüntülerle sınırlı kalmadığını görüyoruz. Yaklaşık 3 yıl öncesine ait olduğu iddia edilen görüntüler, bu kurumun sistematik bir sorunu olduğunu kanıtlar nitelikte. Yere dökülen yemekler, pislik içindeki çarşaflar ve hijyenin uğramadığı yataklar… Vatandaşın ‘can emanet ettiği’ bu kurumların nasıl birer ‘çile haneye’ dönüştüğünü görmek, sistemin neresinde hata yapıldığını sorgulatıyor. Özellikle 62 yaşındaki Selahattin Avcı’nın ailesinin feryadı, bürokrasinin soğuk yüzünü bir kenara bırakıp gerçeklere odaklanmamız gerektiğini gösteriyor.

‘Yüzde 100 Darp Raporu’ ve İşkence İddiaları

Mağdur yakınlarından Gülistan Avcı’nın anlattıkları, olayın boyutlarını bir üst seviyeye taşıyor. Babasının vücudundaki morluklar için ‘kendisi yaptı’ savunmasıyla karşılaşan aile, hastaneye gittiklerinde acı gerçekle yüzleşmiş: %100 darp raporu. Daha da korkuncu, yaşlıların tırnaklarının çekildiği, vücutlarında ısırık izleri olduğu ve uyuz gibi bulaşıcı hastalıklara terk edildikleri iddiaları. Bu bir bakım hatası değil, apaçık bir işkence tablosudur. Ankara temsilcisi olarak şunu söyleyebilirim; bu dosya kolay kolay kapanmayacak.

Adalet Mekanizması Çalışıyor: 4 Gözaltı 1 Tutuklama

Emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu kurum müdürü dahil 4 kişi gözaltına alındı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden S.M. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, diğerleri adli kontrolle serbest bırakıldı. Ancak bu tutuklama, mağdur ailelerin yüreğindeki ateşi söndürmeye yetmiyor. Bakanlığın bu tür özel kurumlar üzerindeki denetim kriterlerini sil baştan revize etmesi bekleniyor. Artık sadece kağıt üzerindeki uygunluk değil, vicdan kantarı da denetimlerin bir parçası olmak zorunda.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir