Eskiler, ‘Ramazan sadece mideye değil, dile ve öfkeye de oruç tutturmaktır’ derlerdi. Ancak dün akşam Başakşehir Millet Bahçesi sınırları içerisinde yaşananlar, bu kadim düsturun modern hayatın hızı ve stresi karşısında ne kadar zorlandığını bir kez daha gözler önüne serdi. İnsanların manevi bir iklimde buluştuğu, iftar sonrası çayların yudumlandığı o huzur dolu dakikalar, bir anda yerini yüksek sesli tartışmalara ve ardından sokağa taşan bir arbedeye bıraktı. Olayın vuku bulduğu mekanın, ailelerin ve çocukların neşe içinde vakit geçirdiği bir alan olması, yaşanan üzüntüyü bir kat daha artırdı.
Ramazan Etkinliklerinde Beklenmedik Gerilim
Olay, akşamın ilerleyen saatlerinde, Ramazan etkinliklerinin kalbi sayılan dev çadırın hemen yakınında patlak verdi. Henüz nedeni tam olarak anlaşılamayan, belki incir çekirdeğini doldurmayacak bir mesele yüzünden başlayan sözlü münakaşa, saniyeler içinde tarafların öfkesine yenik düşmesiyle büyüdü. Gruplar arasındaki gerginlik, çadırın sınırlarını aşarak sokağa taştı ve çevredekilerin şaşkın bakışları arasında fiziki bir kavgaya dönüştü. Yumrukların havada uçuştuğu, seslerin birbirine karıştığı o anlarda, ortamın manevi havası bir anda dağıldı. Tarihsel olarak ‘Huzur-ı Ramazan’ olarak adlandırılan o dingin atmosferin, yerini sokak ortasında bir kaosa bırakması, oradaki pek çok vatandaş için hayal kırıklığı yarattı.
Toplumsal Sabır ve Modern Zamanın İzdüşümü
Sosyologlar ve toplumbilimciler, bu tür ani patlamaların aslında sadece bir anlık öfke değil, birikmiş bir toplumsal yorgunluğun tezahürü olduğunu ifade ediyorlar. Başakşehir gibi kalabalık nüfuslu yerleşim yerlerinde, dar alanda çok sayıda insanın bir araya gelmesi, bazen küçük kıvılcımların büyük yangınlara dönüşmesine sebebiyet verebiliyor. Uzman görüşlerine göre, bireylerin sosyal ortamlarda birbirine karşı gösterdiği hoşgörü ve sabır limitleri, günümüz dünyasının koşturmacası içerisinde iyice daralmış durumda. Oysa bu kutsal ayın ruhu, tam da bu zorluklar karşısında nefis terbiyesini ve sükuneti öğütlüyordu.
Yaşanan arbede, neyse ki çevredeki sağduyulu vatandaşların ve yoldan geçenlerin araya girmesiyle daha da büyümeden, kan dökülmeden son buldu. Olaya şahitlik edenlerin cep telefonlarıyla kaydettiği görüntüler ise sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırdı. Dijital çağın getirdiği bu şeffaflık, aslında bizlere toplumsal olarak nerede hata yaptığımızı gösteren bir ayna niteliğinde. Belki de gelecekte bu görüntülere baktığımızda, sadece bir kavgayı değil, o kadim sabır kültürümüzden ne kadar uzaklaştığımızı da derin derin düşüneceğiz. Başakşehir’de suların durulmasıyla birlikte, bölge sakinleri yine o eski, huzurlu iftar akşamlarını arzulayarak evlerine döndüler.






