Ramazan ayının getirdiği manevi iklim, Türkiye’nin idari kalbi olan Ankara’da yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla birleşti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Yoksullara Yardım ve Eğitim Vakfı (YOYAV) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programına katılarak, Türkiye’nin sosyal yardım vizyonuna ve vakıf kültürünün önemine dair kritik açıklamalarda bulundu. Başkent’in hem siyasi hem de demografik açıdan merkezi bir konuma sahip olması, burada alınan kararların ve düzenlenen programların tüm ülke genelindeki sosyal politika uygulamalarına örnek teşkil etmesini sağlıyor.
Vakıf Medeniyeti ve Sosyal Devletin Güçlü İş Birliği
Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada güçlü toplumun temel taşının, başkalarının dertleriyle hemhal olan bireyler olduğunu vurguladı. 1988 yılından bu yana eğitim ve sosyal yardım alanında faaliyet gösteren YOYAV gibi köklü kuruluşların, Türkiye’nin kadim vakıf medeniyeti mirasını geleceğe taşıdığını belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir “sosyal devlet” olma ilkesi doğrultusunda, vakıflar kamu hizmetlerini tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü denetiminde faaliyet gösteren bu yapılar, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hareket ederek, yardımların ihtiyaç sahiplerine en güvenilir yollarla ulaşmasını sağlamaktadır. Bu kurumsal yapı, toplumsal barışın ve güvenliğin de en büyük teminatlarından biridir.
2025 Aile Yılı ve Sivil Toplum Stratejileri
Bakanlık olarak sivil toplum kuruluşlarının (STK) saha tecrübesinden faydalanmanın hayati bir öncelik olduğunu ifade eden Göktaş, özellikle kadınlar, çocuklar, engelliler ve yaşlılar için geliştirilen hizmet modellerinde bu iş birliklerinin lokomotif görevi gördüğünü belirtti. Türkiye’de sosyal hizmet süreçleri, profesyonel sosyal hizmet uzmanlarının raporlamaları ve saha gönüllülerinin koordinasyonuyla yürütülmektedir. Adli ve sosyal incelemeler neticesinde belirlenen kırılgan gruplara, devletin şefkat eli sivil toplumun dinamizmiyle birleşerek ulaştırılmaktadır.
Özellikle 2025 Aile Yılı vizyonu çerçevesinde, aile değerlerini koruyan ve güçlendiren projelerin ivme kazanması hedeflenmektedir. Gençlerin toplumsal üretimdeki yerini sağlamlaştırmak ve sivil toplum birikimini bu sürece entegre etmek, bakanlığın gelecek projeksiyonları arasında yer almaktadır. Ankara gibi metropollerde yaşayan farklı sosyo-ekonomik gruplar arasındaki köprüyü kuran bu tür organizasyonlar, toplumsal kutuplaşmanın önüne geçerek milli birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmektedir. Bakan Göktaş, bu vesileyle hayır işlerini kurumsallaştıran tüm gönüllülere ve bağışçılara teşekkür ederek, toplumun her bir ferdine ulaşma kararlılığını yineledi.






