Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde faaliyet gösteren yoğun katılımlı bir alışveriş merkezinde hareketli dakikalar yaşandı. AVM içerisindeki ankesörlü telefondan yapılan “canlı bomba” ihbarı, şehirde büyük bir güvenlik alarmı verilmesine yol açtı. İhbarın hemen ardından bölgeye çok sayıda uzman ekip sevk edildi ve güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.
Ekipler AVM ve Çevresinde Geniş Çaplı Arama Başlattı
Gelen acil çağrı üzerine Kayseri Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı İstihbarat Şube, Terörle Mücadele (TEM) ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri koordineli şekilde harekete geçti. Olası bir facianın önüne geçebilmek amacıyla olay yerine polis ekiplerinin yanı sıra İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), itfaiye ve çok sayıda sağlık personeli yönlendirildi. AVM içerisinde ve çevresinde gerçekleştirilen hassas aramalar, teknik kontroller ve incelemeler sonucunda herhangi bir olumsuz unsura ya da patlayıcı maddeye rastlanmadı. Güvenlik güçlerinin profesyonel müdahalesiyle operasyon, vatandaşlar arasında büyük bir panik dalgası yaratılmadan tamamlandı.
Kamera Görüntüleri Şüpheliyi Ele Verdi
Güvenlik çemberinin tamamlanmasının ardından asılsız ihbarı gerçekleştiren şahsın kimliğini belirlemek için teknik analiz süreci başladı. Çevredeki tüm güvenlik kameralarını saniye saniye inceleyen ekipler, ankesörlü telefonu kullanan kişinin M.B.T. olduğunu saptadı. Emniyet güçlerince düzenlenen operasyonla kısa sürede yakalanan şüpheli, yaşının küçük olması nedeniyle gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Çocuk Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi. Yaşanan bu olay hakkında adli makamlar tarafından geniş çaplı bir soruşturma yürütülüyor.
Asılsız İhbarların Kamu Kaynaklarına ve Topluma Zararları
Bu tür asılsız ihbarlar sadece anlık panik ve endişe yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda kamu kaynaklarının gereksiz yere harcanmasına da neden oluyor. İtfaiye, AFAD, emniyet güçleri ve acil sağlık personeli gibi hayati önem taşıyan ekiplerin asılsız bir durum için seferber edilmesi, gerçekten yardıma ihtiyacı olan diğer vatandaşların haklarının gasp edilmesi anlamına geliyor. Hukuki açıdan bakıldığında, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla asılsız ihbarlarda bulunmak ciddi hapis cezalarıyla sonuçlanabilen ağır bir suç olarak değerlendiriliyor. Suçun failinin çocuk olması durumunda ise ailelerin gözetim yükümlülüğü ve çocukların dijital ya da fiziksel ortamlardaki davranışlarının takibi konusu yeniden gündeme geliyor.
Kaynak: Hürriyet






