Avcılar’ın kalbi konumundaki Marmara Caddesi, bugünlerde derin bir sessizliğe ve tarifi güç bir hüzne büründü. Bölgenin sevilen simalarından, dürüstlüğü ve çalışkanlığıyla tanınan kuyumcu Orkun Kayapınar’ın ansızın aramızdan ayrılışı, sadece ailesini değil, tüm esnaf camiasını ve mahalle sakinlerini yasa boğdu. Cumartesi sabahı her zamanki saatinde dükkanını açmamasıyla başlayan o endişeli bekleyiş, maalesef kapıların kırılmasıyla yerini büyük bir acıya bıraktı.
Kuyumcu Esnafında Şok Etkisi
İş hayatının yoğun temposu içinde bir gün bile aksatmadığı mesaisine 18 Nisan Cumartesi günü gitmeyen Kayapınar’ın telefonlara cevap vermemesi, yakınlarını alarma geçirdi. Kötü bir önseziyle evine giden aile üyeleri, kapı açılmayınca çaresizce 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. İtfaiye ekiplerinin yardımıyla girilen dairede karşılaşılan manzara, umutları tüketti. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede genç iş insanının hayatını kaybettiği belirlendi. Marmara Caddesi gibi esnaflık kültürünün yoğun yaşandığı bir bölgede, bir dükkanın kepenginin kapalı kalması sadece ekonomik bir kayıp değil, bir komşunun, bir dostun eksilmesi anlamına geliyor.
Sağlık Sinyalleri ve İhmal Edilen Şikayetler
Olayın ardından ortaya çıkan detaylar, aslında hepimiz için birer uyarı niteliği taşıyor. Yakın çevresinden edinilen bilgilere göre Kayapınar, vefatından kısa bir süre önce göğüs ağrısı şikayetiyle doktora gitmişti. Günümüz iş dünyasının bitmek bilmeyen stresi, gelecek kaygısı ve ailemize daha iyi bir gelecek sunma telaşı, maalesef en büyük hazinemiz olan sağlığımızı ikinci plana atmamıza neden oluyor. Özellikle kuyumculuk gibi sorumluluğu ağır, risk faktörü yüksek meslek dallarında çalışan bireylerin yaşadığı sessiz tükenmişlik, bazen kalplerin bu yükü taşıyamamasına yol açabiliyor. Genç bir ömrün, belki de ihmal edilen bir sağlık uyarısı nedeniyle son bulması, çalışma hayatındaki yıpranma payını bir kez daha gündeme taşıdı.
Son Yolculuğuna Dualarla Uğurlandı
Orkun Kayapınar’ın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin saptanması amacıyla yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Avcılar Ulu Camii’nde düzenlenen cenaze töreni, merhumun ne kadar geniş bir çevre tarafından sevildiğinin kanıtıydı. Tabutun başında saf tutan dostları, meslektaşları ve sevenleri, onun beyefendi kişiliğini ve yardımseverliğini dillerinden düşürmedi. Kılınan cenaze namazının ardından Büyükçekmece Yeni Mezarlığı’na defnedilen Kayapınar, geride cevaplanmamış sorular ve hüzünlü gözler bıraktı. Bu acı kayıp, her sabah işine yetişmeye çalışan, ailesi için ter döken her birimize; sağlığın ve sevdiklerimize ayıracağımız vaktin ne kadar telafi edilemez olduğunu bir kez daha hatırlattı.






